Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2010/3093 E. 2011/3803 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/3093
Karar No
2011/3803
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Bursa 4. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27.04.2009 tarih ve 2008/1837-2009/797 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalıların murisine ait araçla ilgili olarak ihtiyari mali mesuliyet poliçesi tanzim ettiklerini, prim borcu olan 2.630 TL’nı davalıların ödemediğini, yapılan takibe haksız olarak itiraz ettiklerini ileri sürerek, itirazın iptalini ve icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, poliçenin tanzim tarihinden önce murislerinin vefat ettiğini, yine poliçe konusu aracın da adına kayıtlı olmadığını savunarak, davanın reddini ve kötü niyet tazminatının tahsilini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı şirketle davalıların murisi arasında 2004 ve 2005 tarihli poliçelerin tanzim edildiği, 2004 yılında tanzim edilen poliçe zamanında murisin hayatta olduğu, bu nedenle bu poliçeye yönelik bakiye 360 TL borçtan davalıların sorumlu oldukları, ancak 2005 yılında yenilenerek tanzim edilen poliçe tarihinde murisin hayatta olmadığı, ölü kişi adına poliçe tanzim edilemeyeceği, davalıların bu poliçeye yönelik 2.270 TL borçtan sorumlu olmadıkları gerekçesiyle, icra takibinin 360 TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, kabul edilen kısım üzerinden davacı yararına icra inkar, reddedilen kısım üzerinden davalılar yararına kötü niyet tazminatının hüküm altına alınmasına karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. 1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2- Ancak, mahkemece reddedilen kısım yönünden davalılar yararına kötü niyet tazminatına hükmedilmiş ise de İİK'nun 67/2. maddesi uyarınca alacaklının kötü niyet tazminatına mahkum edilebilmesi için takipte haksız çıkmış olması yeterli olmayıp, aynı zamanda kötü niyetli olduğunun kanıtlanması gerekir. Alacağın bulunmaması takipte kötüniyetli olunduğu sonucunu doğurmaz. Somut olayda, davacının giriştiği takipte kötü niyetinden söz etme imkanı bulunmamakla davalı borçluların tazminat isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, davanın reddedilen bölümü üzerinden davalı borçlular yararına kötü niyet tazminatına karar verilmesi doğru olmayıp, kararın bu nedenle bozulması gerekirse de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün HUMK.’nun 438/7 nci maddesi uyarınca anılan yönden düzeltilerek onanması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün 4.fıkrasında geçen “Reddedilen 2.270,00 TL üzerinden de % 40 icra inkar ödencesinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine" ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılarak bu şekli ile kararın davacı taraf yararına DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04.04.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/3093, K. 2011/3803, T. 04.04.2011, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2010-3093-e-2011-3803-k-40d00277762d