Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2010/2532 E. 2012/2056 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2010/2532
- Karar No
- 2012/2056
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27.04.2009 tarih ve 2005/54-2009/181 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 14.02.2012 günde hazır bulunan davacı vekili Av. ... geldi, davetiye tebliğine rağmen davalı vekili duruşmaya gelmediğinden, davacı avukatı dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmış olup, Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili şirketin yurt dışına yaptığı mal satışlarına ilişkin tahsilat işlemlerinin yürütülmesinde aracılık görevini üstlenen davalının müvekkili tarafından verilen vesaikin banka avali karşılığında serbest bırakılması hususundaki açık talimatına aykırı hareket etmesi sonucu yurt dışındaki ibraz bankasına vesaikin banka avali olmadan serbest bırakılmasına yol açacak şekilde tahsil talimatları vermiş olması nedeniyle vade tarihleri geldiğinde ödemelerin yapılmadığını, davalı bankanın müvekkili şirketin açık ve kesin talimatlarına rağmen hazırladığı tahsil talimatında müvekkilinin taleplerine yer vermemesi sonucu müvekkilinin uluslar arası satışlarda en önemli güvence unsuru olan banka avali garantisinden yoksun kaldığını ve yurt dışındaki firma tarafından müvekkiline ödemede bulunulmadığını, davalının kusuru nedeniyle zarara uğradığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak açılan davada 10.000,00 YTL’nin faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında yapılan ıslah ile davaya konu 4 adet poliçenin ödenmemesi nedeniyle 198.120 USD’nin faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili, davacının henüz bir zararının oluşmadığını, davaya konu poliçe bedellerini ödeme yükümlülüğünün yurt dışındaki alıcı firma ile yurt dışındaki banka olduğunu, müvekkili bankanın poliçelere bir kefaleti veya garantisinin bulunmadığını, müvekkilinin görevinin kendisine verilen tahsil evraklarını müşteri talimatı doğrultusunda tahsil bankasına göndermekten ibaret olduğunu, poliçelerin doğrudan yurt dışındaki ibraz bankası üzerine düzenlenmiş olması nedeniyle aval şartının aranmadığını, davacının iddialarının yerinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiş, ıslah istemine konu alacağın ise zamanaşımına uğradığını savunmuştur. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın işleme aldığı belge karşılığı ödeme işleminde davacı şirket talimatına uygun hareket etmediği, poliçenin içermesi gereken şekil şartları yönünden davacı firmayı uyarmadığı, böylece poliçenin kabul edilmesi ya da nakit ödeme gerçekleşmediği halde belgelerin alıcıya verilerek davacının zararına sebep olduğu, ihracata konu faturalar nedeniyle davacının hiçbir tahsilatta bulunamadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile, 243.992,40 TL'nin davalıdan alınmasına, bu miktarın 10.000,00 TL'lik kısmına 09/12/2004 tarihinden itibaren, ıslah edilen 233.992,40 TL'ye ise ıslah tarihi olan 29/04/2008 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 2/2 maddesi gereğince ticari temerrüt faizi uygulanmasına karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmaması ile dava dilekçesinin “Konu” kısmında davacının fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik 10.000,00 YTL istediğini açıkça belirtmiş olması karşısında açılan davanın kısmi dava olup, fazlaya ilişkin haklardan vazgeçilmediğinin anlaşılmasına ve faiz isteminde de bulunulmuş olmasına göre, davalının ıslah ile artırılan miktara ve faiz istemine yönelik olarak yaptığı davacının fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmadığı ve faiz isteminde bulunmadığı yönündeki temyiz itirazları yerinde olmadığı gibi davaya konu alacağın taraflar arasındaki bankacılık sözleşmesinden ve ilişkisinden kaynaklanması nedeniyle zamanaşımı süresinin 10 yıl olması karşısında davalının ıslah ile artırılan kısma ilişkin davanın zamanaşımına uğradığı yönündeki savunması da doğru olmayıp, davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 11.367,20 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 16.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.