Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2010/2008 E. 2011/11648 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2010/2008
- Karar No
- 2011/11648
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16/12/2009 tarih ve 2009/4-2009/379 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin ortağı olduğu şirketin nakit ihtiyacını karşılamak amacıyla çeşitli bankalardan kredi alındığını, şirketin ekonomik durumu bozulunca borçlarını ödeyemez hale geldiğini, 25.09.2008 tarihli toplantıda şirket borçları ortaklar tarafından kişisel borç kabul edilerek kendi aralarında paylaştıklarını ve tüm borçların ödeneceğinin kararlaştırıldığını, bu kararların B.K’nun 173. maddesinde düzenlenen borçtan kurtulma taahhüdü niteliğinde olduğunu, ancak davalının ödemede bulunmadığını, şirket ve ortaklar hakkında başlatılan takibe de davalının itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile %40 icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkilinin borcunun bulunmadığını, tasfiye halindeki şirkete şahsi borcunun bulunduğu anlaşılır ise sorumluluğunu yerine getireceğini savunarak, davanın husumetten reddini istemiştir. Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının şirketin nakit ihtiyacını karşılamak amacıyla çeşitli bankalardan şahsı adına kredi kullandığı ve bu kullanmış olduğu kredilerden dolayı ortaklar kurulu kararı ile şirketin borçlandırıldığı, icra takibinin konusu alacağın şirket borcundan kaynaklandığı, TTK'nun 503. ve 532. maddelerine göre sermaye borçlarını ödeyen ortakların şirkete ve şirketin alacaklılarına karşı herhangi bir sorumlulukları bulunmadığından kişisel yönde dava ve takip yapılamayacağı, TTK’nun 532. maddesinde öngörülen koşullar oluşmadığı müddetçe şirket ortaklarının borçtan şahsen sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı, davacının davasını ortağı bulunduğu şirkete yöneltmesi gerektiği gerekçesiyle davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 01,25 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 03.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.