Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2010/16184 E. 2012/6337 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2010/16184
- Karar No
- 2012/6337
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 29/06/2010 tarih ve 2007/561-2010/521 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalıların müvekkiline ait iş yerinde, tasarımlarının taklit edildiği iddiası ile tespit yaptırdığını, müvekkilinin müşterilerden bazılarını arayarak taklit ürünleri mahkeme kararı ile toplattığını, ayrıca müvekkilinden bu malları alanlardan da bu malları toplatacağını söylediğini, bu durumu müşterilerin müvekkiline bildirmesi üzerine olaydan haberdar olduğunu, müvekkilinin davalıyı uyarmasına rağmen davalının haksız rekabet teşkil eden bu eylemlerine devam ettiğini, davalının birçok firmayı arayarak müvekkili hakkındaki iddialarını tekrarladığını ileri sürerek davalıların eylemlerinin haksız rekabet oluşturduğunun tespitine ve menine, davalının haksız beyanlarının düzeltilmesine, kararın ilanına ve 50.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir, Davalı vekili, müvekkilinin kendi tasarımlarını TPE nezdinde tescil ettirdiğini, 554 sayılı KHK.'nin 49. maddesi uyarıca tasarımın korunmasını isteme hakkı bulunduğunu, bu yasal hakkı çerçevesinde Ümraniye 1. Sulh Hukuk Mahkemesi eliyle 30.04.2007 tarihinde davacıya ait iş yerinde tespit yaptırıldığını, ancak tespit tarihi itibariyle davalı tasarımlarının davacıya ait iş yerinde bulunmadığını, bu tespitin yapılmasından dolayı davacının herhangi bir zarara uğramadığını, müvekkillerinin amacının kendi haklarını korumak olduğunu, davacının haksız kazanç elde etmek amacıyla bu davayı açtığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ...'ın herhangi bir ticari faaliyet içinde doğrudan yer almadığı, kendisine yüklenen eylemleri gerçekleştirmediği, sadece delil tespiti talebinde bulunmuş olmanın haksız rekabet oluşturmayacağı gerekçesiyle bu davalı hakkındaki davanın reddine, davalı ... yönünden açılan davanın ise davalının davacıya ait müşterileri telefonla aramak ve işyerlerine gitmek suretiyle kendisine ait ürünlerin davacı tarafından taklit edilerek pazarlandığını belirtip bir kısım ürünlerin satılmaması yönünde telkin ve beyanda bulunduğu, davalının bu eylemlerinin TTK'nun 56. vd. maddeleri uyarınca haksız rekabet teşkil ettiği gerekçesiyle TTK'nun 58/a-b maddeleri uyarınca haksız rekabetin tespitine ve menine ilişkin talebin bu davalı yönünden kabulüne, hükmün ilanı, düzeltme ve manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. Karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. 1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilin aşağıdaki bent dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Ancak, TTK’nun 58-e ve BK nun 49. maddesinde açıklanan şartların varlığı halinde haksız rekabete maruz kalan yararına manevi tazminatın da hüküm altına alınması gerekir. 3444 sayılı Yasa ile değişik BK' nun 49 . maddesi uyarınca, manevi tazminat için hukuka aykırılığın varlığı yeterli olup, ayrıca kusurun özel bir kasta veya ağırlığa bağlı olması şart değildir. O halde, davalı eyleminin hukuka aykırılığı tespit edildiğine göre, somut olayın özellikleri de dikkate alınarak uygun miktarda manevi tazminatın hüküm altına alınmaması da yanlış olmuş, kararın bu yönüyle davacı yararına bozulması gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.