Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2010/1550 E. 2011/10176 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2010/1550
- Karar No
- 2011/10176
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 2.Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10.09.2009 tarih ve 2008/1495 - 2009/944 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilince su baskını teminatı içerir işyeri sigorta poliçesiyle sigortalanan işyerinin asma katında bulunan su borusunun patlaması nedeniyle hasar oluştuğunu, hasarın sigortalıya ödendiğini ve zararın oluşumunda davalı bina malikinin sorumlu olduğunu ileri sürerek, 14.305,00 TL’nın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, hasara neden olan su tesisatının ve binadaki asma katın sigortalı kiracı tarafından sonradan projeye aykırı olarak yapıldığını, zararın oluşumunda müvekkilinin kusurunun olmadığını savunarak davanın reddi istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, meydana gelen hasardan bağımsız bölüm maliki davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir Dava, TTK'nun 1301. maddesi uyarınca rücuen tazminat alacağı için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre BK'nun 58. madde hükmü uyarınca, bir bina veya imal olunan herhangi bir şeyin maliki, o şeyin fena yapılmasından yahut muhafazasındaki kusurdan dolayı sorumludur. Bu maddedeki sorumluluk, objektif özen yükümlülüğüne aykırılıktan doğan “ağırlaştırılmış” bir kusursuz sorumluluk halidir. Bu sorumluluk kusura dayanmadığı gibi, malikin kurtuluş beyyinesi getirmesi de mümkün değildir. Ancak illiyet bağını kesen, zarar görenin ağır kusuru, üçüncü kişinin ağır kusuru veya mücbir sebep var ise bunları kanıtlayarak sorumluluktan kurtulabilir. Somut olayda davalı bağımsız bölüm maliki de savunmasında, hasara neden olan su tesisatının binanın projesine aykırı olarak sigortalı konumundaki kiracı tarafından sonradan yapıldığını ileri sürmüş olup, mahkemece bu savunmanın yukarıda açıklanan ilke doğrultusunda karar yerinde tartışılmaksızın eksik incelemeyle hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12.09.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.