Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2010/12186 E. 2012/3236 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/12186
Karar No
2012/3236
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Adana 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20/04/2010 tarih ve 2008/374-2010/276 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin .......,isimli ev ve av bıçakları markasının sahibi olduğunu, davalı şirketin hak ve yetkisi olmaksızın müvekkili adına kayıtlı marka ve şekillerdeki bıçakları Türkiye'de piyasaya sürdüğünü, davalının, bu ürünleri oldukça düşük fiyatlara satarak davacıyı zarara soktuğunu, üretilen malzemenin kalitesinin de düşük olduğunu, bu nedenle ticari itibarlarının zedelendiğini ileri sürerek, davalının yedindeki markaları haksız yere kullanılarak satışa sunulan ürünlere ve belgelere el konulmasına, ürünlerin piyasadan toplatılmasına, mahrum kalınan kazanca ilişkin olarak 6.000 TL maddi, marka tecavüzü nedeniyle 10.000 TL manevi tazminatın yasal faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının tescilli markasının, davacının tek taraflı tanzim ve imza ettiği yetki belgesine göre davacı markasını kullandırmaktan vazgeçse dahi o tarihe kadar ithali yapılmış, stoklarda mevcut mallar yönünden kullanım hakkının devam edeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu malların taraflar arasındaki 04.05.2006 tarihli sözleşme kapsamında üretildiği ve ithal edildiği, sözleşme sadece davacı tarafça imzalanması nedeniyle geçerli şekilde yapılmamış ise de iki tarafın borçlarını bilerek ve isteyerek ifa etmeleri nedeniyle hükümsüzlüğünün ileri sürülmesinin TMK 2. maddesine aykırı olduğu, fesihten önceki tarihte üretilen mallar yönünden davalının satışa devam etme yetkisinin bulunduğu, davalının haksız kullanımının söz konusu olmadığı, malların düşük kalitede olduğunun ve davacının ticari itibarının zedelendiğinin tespit edilemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 4,00 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 05.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/12186, K. 2012/3236, T. 05.03.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2010-12186-e-2012-3236-k-56a1ffcc6212