Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2010/11650 E. 2012/2383 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/11650
Karar No
2012/2383
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Elazığ 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 08/06/2010 tarih ve 2010/223-2010/264 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili; müvekkilinin ve davalıların ortağı olduğu dava dışı Sivrice Kum Ocağı Üretim Ltd. Şti.' nin başka kişiye ait taşınmazda kum çakıl ocağı işlettiğini, bu faaliyetleri sırasında Elazığ Valiliği' nin tasarrufları sonucunda ocağın 195 gün boyunca kapalı kaldığını ve idari yargıda açılan dava sonunda haksız ve hatalı idari işlemlerin iptal ettirilip yeniden ocağın işletilmesine başlandığını, ocağın kapalı kaldığı süre içinde şirketin oluşan zararının tazmini amacıyla İdare Mahkemesinde tam yargı davası açıldığını, davanın kazanılması mutlak iken, şirketin müdürleri olan davalıların vekillerine verdikleri talimat gereğince 23.09.2005 tarihinde davadan feragat ettiklerini, şirket müdürünün feragata yönelik yetki ve hakkı bulunmadığını, kaldı ki bu hak olsa dahi hakkın kötüye kullanılmasının hukuken korunamayacağını, imza sirkülerinde davadan feragat yetkisinden sözedilmediğini, TTK' nun 321.maddesi gereğince temsil yetkisinin şirketin amacı ile sınırlı olduğunu, TTK' nun 336.maddesi gereğince davalıların eyleminin şirket zararından sorumluluklarını gerektirdiğini ileri sürerek; şimdilik 23.340 YTL' nın davalılardan tahsilini istemiştir. Davalılar vekili; davalı ...'ın şirketi temsil ve feragat dilekçesinde de imzasının bulunmadığını ve kendisine husumet yöneltilemeyeceğini, davalı ...'nın da idarenin ruhsat vermeme tehdidi altında davadan feragat ettiğini, aksi halde şirketin ruhsat verilmemesi gibi daha olumsuz bir işlemle karşı karşıya bırakılacağını ve şirketin daha fazla zarara uğramasına yol açılacağını, tam yargı davasının da süresinde açılmadığından reddedilmesi olasılığının çok güçlü olduğunu, bu koşullarda şirketin menfaati gereğince davadan vazgeçildiğini savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davanın, şirket zararının diğer ortaklardan tahsili istemine ilişkin olduğu, TTK'nun 309. maddesi uyarınca şirket ortağının dolaylı zararı ile ilgili kişisel istemde bulunamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 04,00 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 21.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/11650, K. 2012/2383, T. 21.02.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2010-11650-e-2012-2383-k-bce5976c81d5