Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2010/10403 E. 2010/12336 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2010/10403
- Karar No
- 2010/12336
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Avanos Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28.07.2008 gün ve 2004/474-2008/244 sayılı kararı onayan Daire’nin 01.05.2010 gün ve 2009/268-2010/6103 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalı nezdinde çek hesabı olduğunu, hamiline keşide ettiği 2.000.000.000 TL tutarlı ve 2.500.000.000 TL tutarlı iki adet çeki kendisine iş yapan yükleniciye teslim ettiğini, bu yüklenicinin edimini yerine getirmemesi nedeniyle İİK'nun 72 nci maddesi uyarınca açtığı dava öncesi çeklerin ödenmemesi yönünde mahkemece ihtiyati tedbir karar verildiğini, kararın infaz edildiğini, 2.000.000.000 TL bedelli olan çekin Konya Sanayi Şubesi’ne ibraz edildiğini, provizyon ile çekin akıbetinin sorulduğunu, tedbir kararının şifahi olarak bildirildiğini, ancak anılan şubece ‘İşbu çekin kısmen karşılığı bulunmaktadır. Kısmi karşılık hamil tarafından alınmak istenmediğinden ödenmemiştir.’ şeklinde hukuka aykırı şerh yazıldığını, borçlu olmadığının tespiti davasının kabul edildiğini, hamile iade edilen çek dolayısıyla iade edilen çekin müvekkili aleyhine takibe konulduğunu, 5.000.000.000 TL tutarlı emtiasının haczedilerek muhafaza altına alındığını, karşılıksız çek suçundan yargılandığını, davalının hatasının kabul ettiğini, maddi ve manevi zararının doğduğunu ileri sürerek, 5.000.000.000 TL maddi ve 10.000.000.000 TL manevi tazminatın faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, uyuşmazlığa konu çekin karşılıksız olduğu şerhinin yasa gereği yazıldığını, tedbir kararı verilmesine rağmen hamilin icra takibi yapmasına engel durum bulunmadığını, davacının açtığı davanın kesinleşmediğini, kaldı ki tazminat isteminin fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece; davacının çekin keşidecisi olduğu, bu çeki kapsar şekilde üçüncü kişi aleyhine borçlu olmadığının tespiti davası açtığı, önceden alınan tedbir kararı sonucu ödeme yasağı konulduğu, davalının karşılıksız kaldığına dair şerh yazdığı, çekin davacının dava ettiği kişi dışında başka bir kişiye ciro yoluyla geçtiği, tedbirin bu kişiye yönelik bulunmadığı, ayrıca verilen bu tedbir kararının meşru hak sahibinin haklarını kullanmasına engel olmayacağı, davalının ‘ödeme yasağı vardır ve bu sebeple ödenmemiştir’ şerhi yazsa bile sonucun değişmeyeceği, davacının iddia ettiği zarar ile davalı eylemi arasında uygun nedensellik bağı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar onanmıştır. Davacı vekili bu defa karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 35,50 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 172,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 02.12.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.