Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2010/10362 E. 2012/13916 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2010/10362
- Karar No
- 2012/13916
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 31/12/2009 tarih ve 2007/460-2009/415 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 18/09/2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. .... ile davalı vekili Av. ... ve Av. .... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili şirkete taşıma rizikolarına karşı sigortalı bulunan plastik enjeksiyon makinesinin, davalı şirketçe üstlenilen taşıma sırasında, diğer davalı ...'ya ait ve davalı ...'ın kullandığı aracın tek taraflı olarak gerçekleştirdiği trafik kazası sonucunda uğradığı zarar tutarı (68.000) USD.'nın sigorta ettirene ödendiğini, sovtaj bedelinin (12.000) USD. olduğunu ileri sürerek, toplam (59.688) USD.'nın temerrüt faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalılar Strans Ltd. Şti. vekili ile ... vekili, davanın reddini savunmuş, davalı ... savunmada bulunmamıştır. Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, dava konusu emtianın davalı ...'ya ait çekiciye bağlı dava dışı .....'e ait yarı römorka yüklü iken meydana gelen tek taraflı kazada hasara uğradığı, davalı şirketin düzenlediği 21.03.2007 tarihli nakliye faturası dolayısıyla taşıyıcı sıfatıyla zarardan sorumlu bulunduğu, davalı ...'ın diğer davalı ...'ın kullandığı çekicinin maliki olup davalı sürücü ...'ın kendi şoförü olmadığına dair bir savunmada bulunmadığı, ayrıca davalı ...'nın diğer davalı şirket vekilince müvekkilinin işleten olmayıp davalı ... ile davacının irtibat kurmasında aracılık ettiği savunmasına karşı da bir beyanda bulunmadığı, hasarın yarı römorktan kaynaklanmadığı gibi bir an için aksi kabul edilse bile İsa'nın alt taşıyıcı ve çekiciye bağlı araç işleteni sıfatıyla, ayrıca sürücü ...'ın kusuru dolayısıyla yardımcı şahıs çalıştıran sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumluluğunun bulunduğu, talep edilebilecek tazminat miktarının (59.598) TL olduğu gerekçesiyle, davanın anılan meblağ üzerinden kabulüne karar verilmiştir. Kararı, davalı ... vekili temyiz etmiştir. 1- Dava, yurt içi kara taşıması sözleşmesinden kaynaklanan alacağın rücuen tahsili istemine ilişkindir. Davacı vekilince sunulan dava dilekçesinde, davalılardan Strans Ltd. Şti.’nin üst taşıyan, ...’ın alt taşıyan, ...’ın da sürücü olduğu iddia edilmiş, davalı Strans Ltd. Şti. vekili tarafından da davacının taşıma ücretini müvekkiline ödediği, ancak kendilerinin aynı gün taşıma yapılamaması nedeniyle diğer davalı ...’ı bulup davacıya yardımcı oldukları savunulmuştur. Dava konusu taşımaya ilişkin 21.03.2007 tarihli fatura da davalı Strans Ltd. Şti. tarafından davacıya hitaben düzenlenmiştir. TTK’nun 787/1. maddesi hükmü uyarınca, taşınan malın ziya veya hasara uğraması nedeniyle açılacak tazminat davası ya asıl taşıyıcıya veya alt taşıyıcıya karşı yöneltilmelidir. Diğer bir deyişle asıl ve alt taşıyıcıların müteselsil sorumluluğu söz konusu olamaz. Bu durumda mahkemenin davacıya davasını hangi taşıyıcıya hasren takip edeceğini sorması, davacının bildirdiği taşıyıcıya karşı davaya devam edip diğer davalı hakkındaki davayı reddetmesi, mahkemenin hatırlatmasına rağmen davacının bu hüküm çerçevesinde tercih hakkını kullanmaması halinde ise kural olarak davanın reddedilmesi gerekir. Somut olayda ise dava hem alt hem de üst taşıyıcıya karşı açılmış ve her iki davalı aleyhine hüküm kurulmuştur. Bu durum karşısında davacı vekilince davalı şirketin üst diğer davalı ...’ın alt taşıyıcı olduğu iddiasıyla işbu dava açıldığına göre mahkemece, davacıdan öncelikle davasını davalı taşıyıcılardan birine hasrettirmek suretiyle davaya bu taşıyıcı yönünden devamla hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir. 2- Bozma sebep ve şekline göre davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın anılan davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, takdir olunan 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'a verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı ...'a iadesine, 20/09/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.