Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2009/950 E. 2010/7184 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2009/950
Karar No
2010/7184
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 4.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28.05.2008 tarih ve 2007/125-2008/240 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ve ihbar olunan tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkete ait hisse senedi ve bunlara ilişkin kar kuponlarına tekabül eden kar payının ödenmediğini ileri sürerek, 5.100 TL’nin tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davaya konu kar payı kuponlarının şirket kayıtlarına göre sahibinin ... olduğunu, kar payının ödendiği bu şahsın 07.11.2007 tarihinde hisse senetlerinin çalındığını şirkete ihbar ettiğini, yeni senetler ihraç edildiğinden bu kar payı kuponlarının tedavülden kalktığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir. Mahkemece, toplanan delillere dayanılarak, TTK 415. maddesi uyarınca hamiline yazılı hisse senetlerinin devrinin şirket ve üçüncü şahıslar hakkında teslim ile hüküm ifade ettiği, şirket kayıtlarının bilgi mahiyetinde olduğu, davalı şirketin hamiline yazılı senetlerin ibraz keyfiyetini atlayarak iyi niyetli olarak ödeme yapmasının sorumluluğunu sona erdirmediği ve TTK 473. madde gereğince bu ödemeyi geri isteyebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili ve ihbar olunan temyiz etmiştir. 1) HUMK’nun 49. vd. madde hükümleri uyarınca, ihbar üzerine davaya katılan üçüncü kişi, ihbar eden tarafın yardımcısı ve temsilcisi olup, fer`i müdahil konumundadır ve aynı kanunun 57. maddesi uyarınca da yargılama sonunda, hüküm, fer`i müdahil hakkında değil, iltihak olunan (ihbar eden) taraf hakkında verilir. Dolayısıyla ihbar olunan 3. kişi, ihbar edenin adına, onun temsilcisi olarak, hükmü temyiz edebilir ise de, kendisi adına temyiz edemez. Ancak, aynı madde hükmüne aykırı olarak ihbar olunan hakkında da hüküm verilmişse, ihbar olunan, hükmün kendisine ilişkin bölümünü kendi adına temyiz edebilir. Somut olayda, mahkemece, yargılama sonunda ihbar olunan ... hakkında hüküm tesis edilmemiş olmasına, asli müdahale sıfatıyla da yargılamaya katılmamış bulunmasına, hükmü kendi bakımından ve kendi adına temyiz etmiş olmasına göre, temyiz hakkına sahip değildir. 01.03.1990 gün ve 3/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca, yerel mahkemece temyiz isteminin reddine karar verilmediği hallerde, Yargıtay tarafından da bir karar verilmesinin mümkün bulunmasına göre, ihbar olunan ...’ın temyiz isteminin HUMK’nun 432/4. maddesi uyarınca reddine karar verilmek gerekmiştir. 2) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle ihbar olunan ...’ın temyiz isteminin REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 27,54 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, istek halinde aşağıda yazılı 258,25 TL harcın ihbar olunana iadesine, 21.06.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/950, K. 2010/7184, T. 21.06.2010, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2009-950-e-2010-7184-k-cfa936c2a264