Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2009/7891 E. 2011/1164 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2009/7891
Karar No
2011/1164
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 31.12.2008 tarih ve 2008/228-2008/557 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin lehtarı davalı kooperatifin keşidecisi olduğu ve müvekkilince dava dışı ...’a ciro edilen toplam 7.000,00 TL bedelli bonolar nedeniyle dava dışı ...’ın müvekkili ile davalı kooperatif aleyhine başlattığı icra takibi sonrasında davalı kooperatifin açtığı menfi tespit davası sonunda davacı ... bakımından davanın reddine karar verildiğini, davacı ...'in dava dışı ...'ın başlattığı icra tabibi sırasında toplam 46.000,00 TL ödediğini, davacının yasal alacaklı olan hamile yapmış olduğu ödemeyi, borçlu keşideciden rücu hakkı olduğu ve bu hakka dayanarak davalı kooperatife karşı başlattığı icra takibine haksız itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazının iptali ile % 40 icra-inkar tazminatına karar verilmesine talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia savunma ve dosya kapsamına göre, dava konusu bonolarda davalı kooperatifin keşideci, davacı ...’ın lehtar olduğu, lehtarın cirosu üzerine dava dışı ...'ın başlattığı icra takibi sırasında davacı ...’ın toplam 46.000,00 TL’nı haricen takip alacaklısı ...’a ödediği, davacısı davalı kooperatif, davalıları ... ve davacı ... olan menfi tespit davası sonunda, kooperatifin ... ve ...'a üç adet senet nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verildiği, kararı ...’ın temyiz etmediği davacı ...'in temyiz ettiği, temyiz incelemesi sonunda kararın Hüseyin yararına bozulduğu, bozma sonrası yapılan yargılama neticesinde kurulan ilk hüküm sonrası Menderes ile ilgili hüküm temyiz edilmediğinden bu kişi hakkında yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, Hüseyin aleyhine açılan davanın reddine karar verildiği ve temyiz edilmeyerek kesinleştiği, davacı ... ve davalı kooperatif aleyhine hamil Menderes'in başlattığı icra takibi dosyasına yapmış olduğu 46.000,00 TL harici ödemeyi asıl alacak olarak kabul edip, bu tutarın ödeme tarihi olan 08.04.2008 tarihinden takip tarihi olan 06.05.2008 tarihine kadar işlettiği 1.023,34 TL işlemiş faizi ile keşideci davalı kooperatiften talep ettiği, TTK’nun 690. maddesi yollamasıyla TTK’nun 637 ve 638. maddelerinin bonolar hakkında da uygulanacağı, TTK'nun 638. maddesi ödemede bulunan kişinin kendisindenönce gelen kişilerden ve keşideciden neleri isteyebileceğini düzenlediği, davacı lehtar cirantanın hamile yaptığı ödemeleri TTK’nun 638. maddesine uygun olarak isteyebilmesi için TTK’nun 637. maddesi çerçevesinde ödeme yapmış olması gerektiği, davacı lehtarın dava dışı hamile yaptığı ödemeler içerisinde ihtarname masrafı ve komisyon ücreti bulunmadığı, ayrıca, kesinleşen karar ile davalı kooperatifin dava dışı hamile borçlu olmadığı yönünde şeklen kesin hüküm oluştuğu, dava dışı hamilin yapmış olduğu takibin ekinde bonoların protesto edildiğine dair evrak bulunmadığı, bu durumda dava dışı hamil davacı lehtara müracaat hakkını kambiyo hukuku çerçevesinde yitirdiği halde davacı lehtar ödemesi gerekmeyen bono bedelini ödemiş olduğundan TTK’nun 638. maddesine dayanarak davalı keşideciden hak iddia edemeyeceği, ancak, ödeme anında ödeme mecburiyeti bulunmadığı halde bono bedelini ödeyen davacının yapacağı bir ödeme kendisine TTK’nun 638. maddesinde işaret edilen müracaat hakkını kazandırmamasına karşılık, genel prensiplere göre rücu hakkı bulunduğu, ödemede bulundukları şahsa halef olduğu ve onun haklarını halefiyet sıfatı ile iktisap ettiği, TTK'nun 638. maddesindeki anlamı ile “ödeyen müracaat borçlusu“ olmadığından, bu maddede anılan yan ödemelerin yapılmasını talep etme hakkına sahip olmadığı, ancak halefiyet kurallarına dayalı olarak ödediği bono bedellerini keşideci davalıdan bonolardaki ödeme gününden itibaren işleyecek avans faizi ile talep edebileceği, bu hali le davacının 7.000,00 TL asıl alacak ve 37.656,00 TL işlemiş olmak üzere toplam 44.656,00 TL alacaklı olduğu, davalı kooperatif tarafından dava dışı hamil ...’ın başlattığı takip aşamasında ödediği 1.231,35 TL’nın, davalı kooperatifin hamil ...’a borçlu olmadığına dair şekli anlamda kesinleşen hüküm bulunduğundan, davacı ... ödemesinden mahsup edilemeyeceği, bu tutarın davalı kooperatif tarafından icranın iadesi prosedürü çerçevesinde dava dışı hamil ...’dan istenebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı itirazının 7.000,00 TL asıl alacak ve 37.656,00 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 44.656,00 YTL üzerinden iptaline, asıl alacağın % 40’ı oranında inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2.049,55 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 03.02.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/7891, K. 2011/1164, T. 03.02.2011, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2009-7891-e-2011-1164-k-407d29a111fd