Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2009/7166 E. 2011/562 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2009/7166
Karar No
2011/562
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Denizli 2.Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30.10.2008 tarih ve 2007/44 - 2008/1701 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin Fransa Sosyal Sigorta Kurumu’ndan aldığı maaşın davalı bankanın Denizli Sanayi Çarsısı Şubesi’ne gönderildiğini, müvekkilinin bilgisi ve izni olmadan müvekkilinin ortağı bulunduğu şirketin kredi borcundan dolayı mahsup edildiği iddiasıyla ödenmediğini, 1479 sayılı Yasa’nın 67. maddesi uyarınca nafaka alacağı dışında emekli maaşının kesilemeyeceğini ileri sürerek, 2.678,69 Euro (4.888,60YTL) ödeme günündeki döviz kuru üzerinden hesaplanan YTL karşılığının tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkili bankaca uygulanan işlemin haciz olmayıp, virman, takas, mahsup ve rehin işlemi olduğunu, davacının ortağı olduğu Kozabaytaş Teks.Dokuma San.Tic.Ltd.Şti.’nin kullandığı krediye davacının müşterek müteselsil kefil sıfatıyla imza attığını, şirketin borcunu ödememesi üzerine yapılan takip neticesinde aciz vesikası alındığını, genel kredi sözleşmesinin 6. ve 25. maddeleri uyarınca müvekkili bankanın davacının parası üzerinde virman, takas, mahsup ve rehin yetkisini kullandığını, yabancı ülkeden alınan emekli maaşının haczedilemeyeceğine ilişkin özel bir kanun hükmü bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davacının müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı genel kredi sözleşmesinin 6. maddesine göre müşteri lehine gelmiş veya gelecek havaleler üzerinde bankanın virman ve rehin hakkı bulunduğu, müşteriye ihbarda bulunulmadan önce müşteri adına kabul ve bankaya olan borçlarını virman ve mahsup etmeye yetkili olduğuna dair düzenleme yer aldığı, Müteselsil kefillerin de kefalete aykırı olmayan maddeleri kabul edeceklerinin düzenlendiği, davacının hesabının sosyal sigortadan alınan emekli maaşı nitelinde bulunduğu, İİK’nun 82. maddesi düzenlemesinde yabancı ülkeden alınan emekli maaşının haczedilemeyeceğine ilişkin yasal düzenleme bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, davacının Fransa Sosyal Sigorta Kurumu’ndan aldığı emekli maaşının gönderildiği Denizli Sanayi Çarsısı Şubesi’nden davalı banka tarafından davacının ortağı olduğu şirketin kredi borcundan dolayı mahsup edildiği, ancak emekli maaşının bu şekilde kesilemeyeceği, 1479 sayılı yasanın 67.maddesine göre nafaka borçları dışında haciz veya başkasına devir ve temlik edilemeyeceği iddiasıyla davalı bankadan tahsili istemine ilişindir. Davalı banka, uygulanan işlemin haciz olmayıp davacının müşterek müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı genel kredi sözleşmesinin 6. ve 25. maddeleri uyarınca bankanın virman, takas, mahsup ve rehin yetkisini kullandığını savunmuştur. Kural olarak, borçlunun malvarlığını teşkil eden mal, alacak ve hakları, alacaklıları tarafından borç için haczettirilebilir. Ancak, borçlunun ve ailesinin yaşaması ve ekonomik varlığını devam ettirebilmesi için borçlunun bazı mal ve haklarının haczedilemeyeceği kabul edilmiştir (Kuru, Arslan, Yılmaz, İcra Ve İflas Hukuku Ders Kitabı, 15. Baskı, Sy:289 vd). İİK’nun 83. maddesi uyarınca; maaşlar, ödenekler, her çeşit ücretler, emekli aylıkları, sigortalar veya emekli sandıkları tarafından tahsis edilen iratların bir kısmı haczedilemez. Davalı banka kredi sözleşmesi hükümlerine dayanmıştır. SSK Kanunu 121.maddesi, 1479 sayılı Yasa’nın 67. maddesi ve İİK.83/a. maddeleri hükmü uyarınca; SSK ve Bağkur Kanunu gereğince bağlanacak gelir veya aylıklar ve sağlanacak yardımlar nafaka borçları dışında haciz veya başkasına devir ve temlik edilemeyeceği gibi, bu mal ve hakların haczolunabileceğine dair önceden yapılan anlaşmalar muteber değildir. Yine, BK’nun 123.madde hükmüne göre de bu alacakların takası da kabil değildir. Bu itibarla, davacının kefili olduğu kredi borcunun ödenmemesi halinde emekli maaşının kesilmesine dair sözleşme hükümleri baştan itibaren batıl olup, buna dayanarak yapılan kesintilerin yasal dayanağı bulunmamaktadır. Yapılan açıklamalar ışığında davalı banka tarafından davacının yurt dışından aldığı emekli maaşının tamamının kesilmesi hatalıdır. Mahkemece, anılan Yasa hükümleri nazara alınmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 24.01.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/7166, K. 2011/562, T. 24.01.2011, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2009-7166-e-2011-562-k-1019222466b9