Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2009/6367 E. 2010/12406 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2009/6367
- Karar No
- 2010/12406
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Yozgat 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03.12.2008 tarih ve 2008/645 - 2008/676 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, Düşünüldü: Davacı vekili, müvekkillinden yüksek faiz verileceği ve istendiği an geri ödeneceği garantisi ile "Hisse Senedi Devir ve Kabul Sözleşmesi" ibareli bir belge karşılığında 160.000,00 DM tahsil edildiğini, son olarak müvekkiline bu paranın geri ödenmesinin mümkün olmadığının bildirildiğini, davalıların Bankacılık Kanunu'na aykırı şekilde mevduat topladığını, SPK'na aykırı olarak aracılık faaliyetinde bulunduğunu ve kurul kaydına aldırmadan hisse senetlerini halka arz ettiklerini, bu konuda şirket yöneticileri olan davalı gerçek kişiler hakkında verilen ceza kararının kesinleştiğini, müvekkilinin davalı şirketin ortağı olmasının hukuken mümkün bulunmadığını, şirket deftelerinin de usulüne uygun tutulmadığını ve bu konuda da anılan yöneticiler hakkında mahkumiyet kararı verilip kesinleştiğini, Yimpaş Grubu Şirketlerini paravan olarak kullanan davalı gerçek kişilerin TTK'nun 336. maddesi uyarınca da müvekkilinin zararından sorumlu olduğunu ileri sürerek, anılan meblağın TL karşılığı olan 156.250,79 TL'nın şimdilik 6.500,00 TL'nın temerrüt faiziyle tahsiline, müvekkilinin davalı şirketlerle ortaklık ilişkisi bulunmadığının tespitine, mevzuata aykırı kurulan yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, davacının davalı ...Ş.'nde 320 adet hissesinin bulunduğu, TTK'nun 405/2.maddesi uyarınca pay sahiplerinin sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemeyeceği, şirket yönetim kurulu üyesi olan davalı gerçek kişilerin ise şahsi sorumluluklarını gerektirir bir durumunun bulunmadığı gibi dava konusu ortaklık sözleşmesinin kurulması sırasında sözleşmeye etki eden veya taraf iradelerini fesada uğratan herhangi bir eylemlerinden söz edilemeyeceği gerekçesiyle davalılardan şirket aleyhine açılan davanın reddine, diğer davalılar aleyhine açılan davanın ise husumet yönünden reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, geçerli şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemlerine ilişkindir. Mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, karar yeterli araştırma ve incelemeye dayanmamaktadır. Karar gerekçesinde de açıklandığı üzere TTK'nun 329 ve 405. maddeleri uyarınca anonim şirket ortakları kural olarak şirkete yatırdıkları sermayeyi geri isteyemezler. Ayrıca, yetkili kurulların bir kararı olmadıkça da anonim şirketler pay senetlerini nominal bedellerinin üzerinde halka arz edemezler. Somut olayda davacı vekili, müvekkilinin 160.000 DM ödeme yaptığını, ancak geçerli bir şekilde davalı şirkete ortak olmadığını iddia etmektedir. Davalılar vekili, davacının davalı ... AŞ.'nin ortağı olduğunu kabul ederek ortaklık pay defterinin davacıya ait kısmının fotokopisini sunmuştur. Anılan bu belgeye göre, davacının Yimpaş Holding AŞ.'nin ortağı olduğu, Yimpaş Holding AŞ.'nde 1.000.000 TL nominal bedelli 320 adet hissesinin mevcut olduğu belirtilmiştir. Davalılar vekili verdiği cevabında da davacının davalı şirketin hissedarı olduğunu bildirmiştir. Takasbank kayıtlarına göre de davacının davalı ... AŞ.'nde 120 adet hissesi mevcuttur. Öte yandan, davacı vekilince dosyaya sunulan ve Dairemize intikal eden diğer dosyalardan da bilinen SPK duyuru ve kararlarında, davalı şirketlerinin de aralarında bulunduğu Yimpaş Grubu Şirketlerinin pay defterlerinin gerçek ortaklık durumunu yansıtmadığı, ortaklık durumlarının ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle izlendiği belirtilmiş, söz konusu şirketlerce gönderilen ve Takasbank’ta bulunan resmi pay defterleri bilgilerinin temin edilerek ilgililerin ellerinde bulunan belgelerle karşılaştırılmak suretiyle gerektiğinde dava açılması önerilmiştir. Bu durum karşısında mahkemece, konusunda uzman bir bilirkişi kurulu oluşturulup davalı şirketin yasal defter ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle ortaklık durumunun gerçekten de ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle takip edilip edilmediği, şirket ortaklığının gerçekten kazanılıp kazanılmadığı, davacının davalı ... AŞ.'ne pay senedi satın almak suretiyle mi yoksa devir suretiyle mi ortak olduğu, yeni pay almak suretiyle ortaklık söz konusu ise davacıya verilen pay senetlerinin o tarih itibariyle nominal değerinin ne olduğu, şayet davacıdan nominal değerin üzerinde bir bedel alınmış ise primli hisse senedi çıkarılması yolunda bir kararın bulunup bulunmadığı hususlarının tek tek tespit edilmesi, aksi sonuca varıldığında çoğun içinde az da vardır kuralı gereği varsa davacıdan fazla alınan bedelin iadesine (tahsiline) karar verilmesi ve açıklanan tüm bu hususların tereddütsüz şekilde ortaya konulmasından sonra davalıların hukuki durumlarının buna göre belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 02.12.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.