Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2009/6365 E. 2010/12517 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2009/6365
- Karar No
- 2010/12517
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Yozgat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02.12.2008 tarih ve 2008/711 - 2008/657 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalı şirketlerin içinde bulunduğu Yimpaş grubu tarafından birçok ülkede garanti verilerek mevduat toplandığını, müvekkilinin “Taahhütname” ibaresi bulunan belge karşılığında, 1999 yılında 19.978 DM parayı davalılara verdiğini, müvekkilinin davalı şirketlere ortak olma niyetinin bulunmadığını ve müvekkiline hisse senedi teslimi yapılmadığını, davalıların şirket anasözleşmesini ihlal ettiklerini, şirket defterlerinin usulüne uygun olarak tutulmadığını ve gerçeği yansıtmadığını, davalıların Bankacılık Kanunu ve TTK hükümlerini ihlal ettiklerini, müvekkilinin şirket ortağı yapılmasının hukuken mümkün olmadığını, davalıların müvekkilinin zararından sorumlu olduklarını iddia ederek davalı şirketlerle kurulmuş geçerli bir ortaklık ilişkisinin bulunmadığının tespitine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 19.978 DM alacağın karşılığı 18.371 TL’nin 6.500 TL’lik kısmının ödendiği tarihten itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, davacının Yimpaş Yozgat İhtiyaç Maddeleri Pazarlama ve Ticaret A.Ş' nin ortaklar pay defterinde kayıtlı ortak olup nominal bedeli 50.000 TL olan 115 hisseye sahip olduğunu, davalı ...Ş.' de ortaklığının bulunmadığını, TTK 405/2 nci maddesi gereği anonim şirket ortaklarının sermaye olarak şirkete verdiklerini geri istemeyeceklerini, ancak tasfiye payına ilişkin haklarının saklı olduğunu, şirketin tasfiye halinde olmadığını ve ticari faaliyetine devam ettiğini, anonim şirketlerin sermayesi ile sorumlu şirketlerden olduğu için müvekkilleri ..., ..., ... ve ... hakkında ortaklık payının iadesi için dava açılmasının mümkün olmadığını savunarak Yimpaş Yozgat İhtiyaç Maddeleri Pazarlama ve Ticaret A.Ş. hakkındaki davanın esastan reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın husumetten reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece iddia, savunma ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek, TTK 405/2 nci maddesi gereği davalı şirketler hakkındaki davanın reddine, diğer davalıların anonim şirket yönetim kurulu başkanı ve yönetim kurulu üyeleri olmaları ve şahsi sorumluluklarını gerektiren bir durum bulunmadığı gerekçesiyle davalılar ..., ..., ... ve ... hakkındaki davanın husumetten reddine karar verilmiştir. Davacı vekili kararı temyiz etmiştir. Dava, geçerli şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemlerine ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, hükmün yeterli araştırma ve incelemeye dayandığını kabul etmek mümkün değildir. Karar gerekçesinde de açıklandığı üzere TTK'nun 329 ve 405. maddeleri uyarınca anonim şirket ortakları kural olarak şirkete yatırdıkları sermayeyi geri isteyemezler. Ayrıca, yetkili kurulların bir kararı olmadıkça da anonim şirketler, pay senetlerini nominal bedellerinin üzerinde halka arz edemezler. Somut olayda davacı vekili, müvekkiline ‘Hisse Senedi Talep Formu’ ibareli bir belge imzalatılarak 40.000 DM ödeme yaptığını, ancak geçerli bir şekilde davalı şirketlere ortak olmadığını iddia etmektedir. Ancak, dosya içerisinde dava dilekçesinde açıklanan ortak olmaya ilişkin belgeye rastlanılmamıştır. Davalılar vekili cevabında davacının dava dışı Yimpaş Yozgat İh. Mad. Paz ve Tic. A.Ş’nin ortağı olduğunu açıklayarak ortaklık pay defterinin davacıya ait kısmının fotokopisini sunmuştur. Anılan bu belgeye göre, davacının bu şirkette 50.000 TL nominal bedelli 572 hissesi mevcuttur. Dava dışı şirketin yönetim kurulu tarafından verilen cevapta da davacının hisse alarak ortak olduğu bildirilmiştir. Takasbank kayıtlarına göre de davacının, dava dışı Yimpaş Yozgat İh. Paz ve Tic. A.Ş’nde savunmada açıklanan miktarda hissesi mevcuttur. Öte yandan Dairemize intikal eden diğer dosyalardan da bilinen SPK. duyuru ve kararlarında, davalı şirketlerin de aralarında bulunduğu Yimpaş Grubu Şirketlerinin, pay defterlerinin gerçek ortaklık durumunu yansıtmadığı, ortaklık durumlarının ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle izlendiği belirtilmiş, söz konusu şirketlerce gönderilen ve Takasbank’ta bulunan resmi pay defterleri bilgilerinin temin edilerek ilgililerin ellerinde bulunan belgelerle karşılaştırılmak suretiyle gerektiğinde dava açılması önerilmiştir. Bu durum karşısında mahkemece, davanın açılış şekli de dikkate alınarak davacı tarafa dava dışı Yimpaş Yozgat İh. Mad. ve Paz. Tic. A.Ş hakkında da dava açması için önel verilip, bu şirkete de dava açıldığı takdirde eldeki davayla birleştirilip, konusunda uzman bir bilirkişi kurulu oluşturulup, davalı şirketlerin yasal defter ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle, ortaklık durumunun gerçekten de ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle takip edilip edilmediği, şirket ortaklığının gerçekten kazanılıp kazanılmadığı, davacının davalı şirketlere pay senedi satın almak suretiyle mi yoksa devir suretiyle mi ortak olduğu, yeni pay almak suretiyle ortaklık söz konusu ise davacıya verilen pay senetlerinin o tarih itibariyle nominal değerinin ne olduğu, şayet davacıdan nominal değer üzerinden bir bedel alınmış ise primli hisse senedi çıkarılması yolunda bir kararın bulunup bulunmadığı hususlarının tek tek tespit edilmesi, aksi sonuca varıldığında ‘çoğun içinde az da vardır kuralı’ gereği varsa davacıdan fazla alınan bedelin iadesine (tahsiline) karar verilmesi ve açıklanan tüm bu hususların tereddütsüz şekilde ortaya konulmasından sonra davalıların hukuki durumlarının buna göre belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 06.12.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.