Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2009/6046 E. 2010/13017 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2009/6046
Karar No
2010/13017
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Bolu 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20.03.2009 tarih ve 2009/44 - 2009/65 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, 19.11.2008 tarihli payların rehin edilmesine ilişkin ortaklar kurulu kararı gereğince, şirket ortaklarından ...ve ...’in payları üzerinde, dava dışı Deniz Finansal Kiralama A.Ş. ile 26.11.2008 tarihli sözleşme imzaladıklarını, bu hususun şirket pay defterine 27.11.2008 tarihinde şerh edildiğini, 3.kişilerin iyi niyetinin ve menfaatinin korunması için 17.12.2008 tarihinde davalıya tescil talebinde bulunduklarını, taleplerinin reddedildiğini ileri sürerek, davalının redde ilişkin kararının kaldırılarak, adı geçen sözleşmelerin tescilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın süresinde açılmadığını, husumetin Bolu Ticaret ve Sanayi Odası’na yöneltilmesi gerektiğini, Ticaret Sicil Tüzüğü’nün 27.maddesi gereğince kanun ve tüzükte açıkça belirtilmeyen hususların tescil edilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacının şirketi rehin etme ve tescil ettirme hakkı ve hukuki yararı bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, tescil talebinin reddine ilişkin kararın kaldırılmasına, pay rehin ve intifa hakkı tesisine ilişkin taleplerin tesciline karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava, limited şirket pay rehin sözleşmesinin ticaret siciline tescili istemine ilişkindir. Mahkemece,limited şirket payı üzerinde yapılan sözleşmenin ticaret siciline tescilinde davacının hukuki yararı bulunduğundan bahisle davanın kabulüne karar verilmiş ise de şirketler ve tacirlerle ilgili hangi işlemlerin ticaret siciline tescil edileceği TTK ve Ticaret Sicil Tüzüğü’nde açıkça belirtilmiştir. Bu bağlamda, Ticaret Sicil Tüzüğü’nün 27.maddesin göre herhangi bir vakıanın tescil edilebilmesi için kanunda ve tüzükte gösterilmiş olmasına bağlıdır. Yine, TMK’nun 955/3. maddesinde diğer hakların rehninde, rehin tesisi için yazılı rehin sözleşmesiyle birlikte, pay defterine işlenmesi yeterli olup, bunun dışında ticaret siciline tescili de zorunlu değildir. Bu itibarla, yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20.12.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/6046, K. 2010/13017, T. 20.12.2010, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2009-6046-e-2010-13017-k-ae0947bfc5ca