Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2009/5716 E. 2010/11736 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2009/5716
Karar No
2010/11736
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 17.12.2008 tarih ve 2006/319-2008/531 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraflar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın merkez şubesinde üç ayrı hesaplarının bulunduğunu, 1999 yılında yasal süresi içinde havale edilmeyen meblağlardan dolayı 1479 sayılı Kanun’un ek 6 ncı maddesi uyarınca 768.263.281TL vadeli mevduat faizi ve 3095 sayılı Kanun’un 2 nci maddesinde uyarınca 170.926.003.292 TL reeskont faizi olmak üzere toplam 171.694.266.573 TL alacaklarının doğduğunu, davalının ödeme yapmaması nedeniyle kurum zararının ana paraya dönüştüğünü, dava tarihine kadar reeskont faizi, mevduat faizi ve vadeli mevduat faizi olmak üzere toplam alacağın 364.495.234.683 TL ye ulaştığını ileri sürerek, anılan meblağın dava tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek reeskont faizi, 1479 sayılı Yasa’nın ek 6 ncı maddesine göre vadeli mevduat faizi ve vadesiz mevduat faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının vadesiz mevduat hesaplarında, valör uygulamasının bankacılık mevzuatı ve teamüllerine uygun yapıldığını, valör tarihinin işlemi izleyen gün olduğunu, davacı tarafın valör tarihini işlem tarihi olarak esas aldığını, cezai faizin ana para hale gelmesinin ve meblağa vadeli, vadesiz ve reeskont faizi tahakkuk ettirilmesinin kanuni dayanağının olmadığını, bu durumun faize faiz talep etme anlamında olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, görevsizliğe ilişkin verilen karar Dairemizce bozulmuş, bozmaya uyulmuş, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraflar vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, taraflar vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, taraflar yargı harçlarında muaf olduğundan harç alınmasına mahal olmadığına, 22.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/5716, K. 2010/11736, T. 22.11.2010, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2009-5716-e-2010-11736-k-e5e78643a1e7