Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2009/4959 E. 2010/10991 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2009/4959
- Karar No
- 2010/10991
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 6.Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25.11.2008 tarih ve 2007/1146 - 2008/1292 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalı ile müvekkili şirket arasında "taşeronluk iş sözleşmesi"nin mevcut olduğunu, bu çerçevede davacının istemi ile 01.08.2006 tarihinde 4857 sayılı yasanın 17. maddesi uyarınca müvekkili şirketin davalı adına çalıştırdığı dava dışı işçinin iş akdinin feshedildiğini, işçinin müvekkili aleyhine açmış olduğu işe iade davasının kabullle sonuçlandığını, ihtiyaç dışı işçiyi işe iade almak durumunda kalan davacının mahkeme kararı uyarınca dört aylık ücret ve sosyal hakları da ödemek zorunda kaldığını ileri sürerek, şimdilik 4.721,35 YTL'nın tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkilinin personelin değiştirilmesini istediğini, ancak adı geçen personelin iş akdinin feshedilmesi yönünde bir isteminin olmadığını, doğru personel tercihi yapamayan davacının kusurundan dolayı müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını,iş akdinin feshi sırasında müvekkilinden görüş alınmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki sözleşmenin 6. maddesine göre personelin tüm yasal hakları ile ilgili sorumluluğun davacı şirkete ait olduğu, davacının bu sorumluluktan kurtulabilmesi için kusursuz olduğunu kanıtlaması gerektiği, iş akdi feshedilen işçinin iş mahkemesindeki alınan beyanı ile imzalı beyanında sinirlendiği için çalıştığı yerdeki ürünlere zarar verdiğini açıkça kabul etmesine ve bu durumun akdin haklı nedenle feshi için gerekli sebep olmasına rağmen davacı şirket tarafından işçinin iş akdinin "görülen lüzüm üzerine "şeklinde İş Kanunu uyarınca geçerli olmayan bir nedenle feshedildiği, İş Mahkemesi'nce feshin sebebinin açık ve kesin olarak belirtilmediği nedeniyle feshin geçersizliğine karar verildiği, işçinin iş akdinin feshi ile ilgili tüm kusurun davacıda olduğu, davalıya yüklenebilecek bir kusurun bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 01,55 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 01.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.