Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2009/430 E. 2010/6814 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2009/430
- Karar No
- 2010/6814
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Elazığ Asliye 2.Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Elazığ Asliye 2.Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21.10.2008 tarih ve 2008/105-2008/348 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalı ... vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, Elazığ Finansbank Şubesi tarafından davalı ... Tic.Ltd.Şti'ne kullandırılan ticari kredinin teminatı olarak 2004 model Hyundai marka kamyonetin rehin olarak alındığını, aracın kasko poliçesinin davalı Finans Sigorta A.Ş. tarafından yapıldığını, poliçeye dain mürtehinin Finansbank A.Ş. Elazığ Şubesi olduğunun şerh edildiğini, kredi borçlusunun borcunu ödememesi üzerine Elazığ 1.İcra Müdürlüğü’nün 2005/1737 E.sayılı dosyası ile ... Ambalaj Ltd.Şti. aleyhine takibe geçildiğini, bu aşamada aracın kaza yapıp pert olduğunu öğrendiklerini, Finans Sigorta A.Ş’ye sigorta poliçesi de göz önüne alınarak borçlunun her türlü hak ve alacağı üzerine haciz konulması için haciz müzekkeresi gönderildiğini, ancak Karakoçan Asliye Hukuk Mahkemesi’nin kesinleşen kararına istinaden araç sahibine ödeme yapıldığını, TTK’nun ilgili hükümleri ve Medeni Kanunun 879. maddesine göre sigorta tazminatının ancak rehin hakkı sahibinin rızası ile malike ödenmesinin öngörülmesine ve sigorta şirketine haciz müzekkeresi gönderilmesine rağmen sigorta bedelinin davalı şirkete ödendiğini ileri sürerek, 42.000,00 YTL’nin malike ödendiği günden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı Finans Sigorta A.Ş. vekili, Karakoçan Asliye Hukuk Mahkemesi’nin kesinleşen kararına istinaden araç sahibine ödeme yapıldığını, davacı bankanın müvekkili şirkete başvurusunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, sigorta poliçesinde davacı bankanın dain mürtehin olarak kayıtlı olduğu, Karakoçan Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2005/28 E. sayılı dosyasında poliçedeki dain mürtehin şerhinin sigorta şirketi ve araç sahibi tarafından ileri sürülmediği gibi mahkemece de re'sen nazara alınmadığı, davalı ... şirketinin poliçeden kaynaklanan alacağın öncelikle dain mürtehine ödemesi gerektiğini bilebilecek durumda olduğu, davalı ... şirketinin dava nedeni ile araç malikine yaptığı ödemenin poliçedeki ve trafik kaydındaki rehin hakkını ortadan kaldırmayacağı, davalı ... şirketinin araç bedeli olarak ödediği 24.000,00 YTL'yi rehin hakkı sahibi olan davacıya ödemesi gerektiği, davacı, araç sahibi ... Ambalaj Ltd. Şti'ne ödenen 41.250,00 YTL'nın tahsilini talep etmiş ise de davacının dayanağı poliçe olup ve poliçe nedeni ile hüküm altına alınan araç değerinin mahkemece 24.000,00 YTL olarak belirlendiği, bu miktar üzerinden takibe geçildiği ve haricen 41.250,00 YTL ödeme yapıldığı için 24.000,00 YTL dışında kalan kısım vekalet ücreti, harç, işlemiş faiz gibi alacakların tali alacaklar olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 24.000,00 YTL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine, dahili davalı ... Ltd. Şti. hakkındaki dava atiye terk edildiğinden esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Kararı, davacı ve davalılardan Finans Sigorta A.Ş. vekilleri temyiz etmiştir. 1- Dava tazminat istemine ilişkin olup taraflar arasında çekişmesiz olduğu üzere davacı tarafından verilen kredi karşılığı alınan kasko sigortalı aracın kaza yapması sonucu açılan davada dain ve mürtehin sıfatı bulunan davacıya bu sıfatından kaynaklanan haklarının kullandırılmadığı, mahkemece davacının bu sıfatının resen nazara alınmak gerekirken alınmadığı ve sigorta bedelinin kesinleşen mahkeme kararı uyarınca davalı tarafından sigortalıya ödendiği çekişmesizdir. Her ne kadar poliçedeki dain ve mürtehin kaydına rağmen sigorta şirketinin görülen davada bu yönde bir savunma yapmaması ve bu bakımdan kararı temyiz etmemesi davalı yönünden bir kusur teşkil eder ise de, Dairemizin yerleşmiş uygulamaları uyarınca (13.11.2008 tarih 2007/9411 E. 2008/12793 K, “Davanın dayanağını oluşturan sigorta poliçesinde Oyakbank A.Ş. İzmir Şubesi yararına “Dain mürtehin” kaydı bulunmaktadır. Bu durumda anılan banka şubesinin sigortalı araç üzerinde rehin hakkı bulunduğundan sigortadan tazminat talep etme hakkı da öncelikle ona ait olup, sigortalı ancak lehine rehin verilen alacaklının açık muvafakatini almak şartıyla ve kendi menfaati de zedelendiği takdirde tazminat isteme hakkına sahip olur. Buna göre mahkemece, asıl dava ve talep hakkına sahip dava dışı bankanın anılan şubesinden alınmış açılan davaya muvafakat veya icazetleri olduğuna dair gerekli belgeyi sunması için davacı tarafa süre verilmesi ve bu usulü eksiklik tamamlandığı takdirde işin esasına girilmesi gerekirken, davacının aktif taraf sıfatının (husumet) varlığına ilişkin olan ve mahkemece re’sen göz önünde bulundurulması gereken bu yön üzerinde durulmadan yazılı şekilde uyuşmazlığın esasına girilerek anılan poliçeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulmasıgerekmiştir”). anılan husus mahkemece re’sen nazara alınması gereken bir husus olduğundan ve davalı da mahkemenin bu uygulamasına dayalı olarak ve kesinleşmiş mahkeme kararı uyarınca sigortalıya ödeme yaptığından ve davacıya ödeme yapması halinde diğer davalıya yaptığı ödemeyi de geri alamayacak olan davalı sigortacı aynı borç için 2 kere ödeme yapmış olacağından ve kesinleşen mahkeme kararıyla yapılan ödeme kötü ödeme sayılamayacağından davacının kredi alacağını öncelikle kredi borçlusu diğer davalıdan tahsil etmesi gerekir. Dosya kapsamından da davacının bu amaçla kredi borçlusu aleyhine takibe giriştiği ancak takibi sonuçlandırmadan da işbu davayı açtığı anlaşılmaktadır. Açıklanan tüm bu nedenlerle mahkemece sigortacı davalı aleyhine açılan davanın reddine karar verilmek gerekirken kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. 2- Bozma neden ve şekline göre davacı vekilinin uyuşmazlığın esasına yönelik temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle mümeyiz davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın mümeyyiz davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 14.06.2010 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. Dosya kapsamına göre 23 FD 214 plakalı aracın ... Ambalaj Üretim İth.İhr.San.ve Tic.Ltd.Şti. tarafından davacı bankadan araç kredisi almak sureti ile satın alındığı davacı banka tarafından 14.07.2004 tarihinde aracın kaydına rehin konulduğu ve bu aracın davalı ... tarafından kasko sigortalı olduğu dönem içerisinde 04.08.2004 tarihinde kaza yaptığı, araç sahibi ... Ambalaj Üretim İth.İhr.San.Tic.Ltd.Şti. tarafından Finans Sigorta A.Ş. aleyhine 17.07.2005 tarihinde Karakoçan Asliye Hukuk Mahkemesi’nde tazminat davası açıldığı, mahkemece 31.05.2006 tarihinde davanın kısmen kabulü ile 24.000 YTL’nın sigorta şirketinden tahsiline karar verildiği, kararın temyiz edilmeden 12.07.2006 tarihinde kesinleştiği, 30.06.2006 tarihinde davacı vekiline 41.260 YTL ödendiği anlaşılmıştır. Esasen bu husus taraflar arasında çekişmesizdir. Mahkemece dava 24.000 YTL üzerinden kabul edilmiş, Dairemizce kesinleşen karar uyarınca ödeme yapıldığından davanın reddi gerekir gerekçesi ile davalı yararına bozma yapılmıştır. Ancak ödemenin mahkeme kararına göre yapılması iyi ödeme yapıldığını göstermez. Şöyle ki; - Davalı ... Karakoçan Asliye Hukuk Mahkemesi’nde aleyhine açılan davada verdiği 29.03.2008 günlü cevap layihasında araç üzerinde dain mürtehin kaydı olduğu yolunda savunma yapmamıştır. - Ruhsat üzerinde ve sigorta poliçesinde dain mürtehin kaydı bulunmasına rağmen Finansbank A.Ş.’ne dava ihbar edilmemiştir. - Mahkemece tazminata hükmedilmesine rağmen karar temyiz edilmemiş ve 12.07.2006 tarihinde kesinleşmiştir. - Dosya içeriğinden ... Ambalaj Üretim İth.İhr.San.Tic.Ltd.Şti. tarafından Kovancılar İcra Müdürlüğü’nün 2006/256 sayılı dosyası üzerinden yapılan ilamlı takipte, ödeme emrinin davalıya 28.06.2006 tarihinde tebliğ edildiği, henüz itiraz müddedi de beklenmeden 30.06.2006 tarihinde ödeme yapıldığı, kararın dahi daha sonra 12.07.2006 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. - Diğer taraftan banka tarafından ... Ambalaj San.ve Tic.Ltd.Şti. aleyhine kredi borcunun tahsili için 11.05.2005 tarihinde Elazığ 1.İcra Müdürlüğü’nün 2000/1737 sayılı dosyasında takip yapıldığı bu dosyada icra müdürlüğü tarafından Finans Sigorta A.Ş. yönü ile 05.01.2006 tarihli yazı ile “Borçlunun borcundan dolayı müdürlüğümüzdeki ekte gönderilen poliçe nazara alınarak borçlunun adına olan her türlü alacaklarının borç miktarı (50.000 YTL) haczin tatbiki ile paranın dosyasına gönderilmesi” istenmiş, davalı Finans Sigorta A.Ş. ile 01.02.2006 günlü cevabi yazıda “Karakoçan Asliye Hukuk Mahkemesi 2005/28 sayılı davası devam etmekte olup adı geçen şirketin müvekkil şirketten kesinleşmiş bir alacağı bulunmamaktadır” şeklinde cevap verildiği, netice itibariyle ödeme tarihinden çok önce davacı alacağından haberdar olduğu anlaşılmıştır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 879. maddesine göre, muaccel olan sigorta tazminatının ödenebilmesi için bütün rehinli alacaklıların rızasının bulunması gerekmekte olup, dava eden sigortalının davalıdan sigorta tazminatı talebinde bulunabilmesinin ön şartı rehinli alacaklının muvafakatinin alınmasıdır. Hukuk Genel Kurulu’nun 14.04.2002 gün ve 2002/284-324 sayılı ilamında da açıkça vurgulandığı üzere, TTK’nun 1273 ncü maddesi uyarınca rehinli bir malın maliki tarafından kendi adına yaptırılan sigorta alacaklı lehine yapılmış bir sigorta değilse de sigorta tazminatı ancak o mal üzerinde rehin hakkına haiz olan bütün alacaklıların muvafakatları alınmak suretiyle sigorta ettiren malike ödenebilir. Başka bir anlatımla, sigorta süresi içinde riziko meydana geldiği takdirde, hasar bedeli, davacı bankaya rehinli olan aracın kredi borcunun da bir güvencesi niteliğindedir. Bu bağlamda, sigortadan tazminat talep etme hakkı da öncelikle rehin hakkı sahibine ait olduğundan, dain ve mürtehinin muvafakati bulunmaksızın hasar ödemesinin sigortalıya yapılamayacağı ve yapılan bu ödemenin davalıyı borçtan kurtarmayacağı kuşkusuzdur. Nitekim Dairemizde aynı görüşü benimsemiş ve 17.11.2008 gün 2007/9760 E - 2008/12901 K sayılı ilamda da “davalı ... şirketinin hasar ödemesinin kime yapılması gerektiği konusunda tercih hakkı ve karar verme yetkisi bulunmadığı da gözetilerek, davalının kötü ödemenin sonuçlarına katlanması gerektiği ilke olarak benimsenmek suretiyle sonucuna göre bir karar vermek gerekir” içtihadında bulunmuştur. Somut olaya dönüldüğünde, aracın ruhsatında ve bizzat kendisi tarafından düzenlenen poliçede dain mürtehin kaydı bulunduğundan, ayrıca icra müdürlüğü tarafından 05.01.2006 günlü yazı ile de oluşumun kendisine bildirilmesine rağmen ödeme yapmış olması kötü bir ödeme olup, basiretli bir tacir kavramına da aykırıdır. Bu nedenle yerel mahkeme kararının onanması gerekirken, ödemenin mahkeme kararına dayandığından bahisle Sayın Çoğunluk tarafından yapılan bozma kararına karşıyım.