Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2009/1619 E. 2010/7474 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2009/1619
- Karar No
- 2010/7474
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Kayseri Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 05.03.2007 tarih ve 2007/126-2008/87 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili şirkete dava dışı ... İnn Ev Donanım Tic. Ltd. Şti. tarafından keşide edilen 10.01.2006 keşide tarihli 9.157,00. YTL bedelli çekin müvekkili şirket tarafından ciro edilerek davalı ... Entegre Orm. Ür. A.Ş’ye borcu mahsuben teslim edildiğini, müvekkili şirketin 02.12.2005 tarihli yazı ile davalı ... Entegre A.Ş’den çekin muamelesiz olarak iadesini talep ettiğini, ancak davalıların teslim edilen çeki yasal süresinde muhatap bankaya ibraz etmedikleri gibi çeki tahrif ettikten sonra çeki iade ettiklerini, arkası yazılmamış ve tahrif edilmiş çekten dolayı keşideci aleyhine dava ve takip yollarına başvurması imkanının ortadan kaldırıldığını, müvekkilinin bu şekilde zarara uğratıldığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile tahrif edilmiş çek bedeli olan 9.157,00 YTL’nin keşide tarihinden itibaren ticari işlere uygulanan reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Entegre Orm. Ür. San.Tic. A.Ş. vekili, davacının ciro ettiği çekin karşılığını ödemediğini, ödemediği bir çekin bedelini talep edemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı ... Entegre A.Ş. vekili, davacı firma ile müvekkili firma arasında ticari ilişki olmadığını, müvekkili şirkete ciro yolu ile diğer davalıdan gelen çekin ... A.Ş’ne iade edildiğini, davacının keşideciye başvurup başvurmadığın, temel ilişkiye dayanıp dayanmadığının belli olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu çek aslının davacı şirkette olduğu, çekin üzerinde herhangi bir bankaya ibraz edildiğine dair yazı ve kaşe bulunmadığı, çekin işlemsiz olarak davacı tarafa döndüğü, davacı tarafın çekin arkasındaki cirolarla ilgili tahrifat iddiasının yasal ve yeterli kanıtlarla ispatlanamadığı, davacı çekin muhatap bankaya yasal sürede ibraz edilmemesi nedeniyle keşideciye karşı yasal takip ve dava yollarına başvurma hakkının ortadan kalktığını belirtmişse de bu durumda sadece çekle ilgili olarak kambiyo senetlerine ilişkin takip yoluna başvurulması imkanının ortadan kaktığı, çekin arkasında ya da başka yazılı belgelerde ciroların ne zaman yapıldığına dair herhangi bir tarih bulunmadığından çekin davalılarda iken ibraz süresinin kaçırıldığının anlaşılamadığı, bu konudaki iddiayı ispat yükü davacı tarafta olup davacının iddiasını yasal kanıtlarla ispatlayamadığı, çekin davalıların elinde iken bankaya biraz edilmemesi nedeniyle yasal sürenin kaçırıldığı kabul edilse bile çek aslı elinde olan davacının bu çeke dayanarak keşideciye karşı ilamsız icra takibi yapabileceği, alacak davası açabileceği, çekin bankaya biraz edilmemesinin bu yasal yolları ortadan kaldırmadığı, keşideciye karşı TTK’nun 644. maddesi gereğince yasal yollara başvurabileceği, temel ilişkiye dayalı olarak alacak davası açabileceği, çeke yazılı delil olarak dayanılabileceği, davacının yasal yolları tüketmediği ve dolayısıyla zarara uğradığını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 28.06.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.