Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2009/10904 E. 2011/3679 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2009/10904
Karar No
2011/3679
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İzmir 3.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 08.05.2009 tarih ve 2007/487 - 2009/208 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin elektronik terazi, kantar, yük hücresi ve indikatör üreticisi olduğunu, üretmekte olduğu yük hücreleri (load cell) ile ilgili olarak OIML Teşkilatı ve Avrupa Birliği’nce tanınan Romanya ile Danimarka'da bulunan laboratuarlardan alınmış dört adet OIML R-60 sertifikası bulunduğunu, davalı şirketlerin de aynı iş kolunda faaliyette bulunduğunu, ancak yük hücresi üretmediklerini, yurtdışından ithal ettikleri yük hücrelerini ve kantar imalatına yarayan diğer başka malzemeleri bir araya getirerek terazi ve kantar ürettiklerini, davalı şirketlerin müdürü olan davalı Metin Tartan’ın ölçü aletlerinin test edilmesi konusunda üne sahip uluslararası Legal Metroloji Bürosu’na (BTLML) müvekkilinin faaliyet ve ürünlerini kötüleyici 15.02.2002 tarihli faksı göndererek müvekkilinin OIML R60 sertifikalarının iptal edilmesini istediğini, müvekkilinin ürünleri C sınıfı olduğu halde daha kalitesiz bir sınıf olan D sınıfı olduğunu beyan ettiğini, davalıların eyleminin haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek, haksız rekabetin tespitine, muarazanın men'ine, şimdilik 50.000,00 TL maddi ve 20.000,00 TL manevi olmak üzere 70.000,00TL tazminatın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, müvekkilinin akreditasyon sağlayan kurumlarla yazışmasının haksız rekabet yaratmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalılarca gönderilen faks mesajının içeriğinden davalıların davacı şirketin ürünlerini kötülemek, davacının sahip olduğu OIML belgelerinin iptalini sağlamak amacına yönelik bir davranışlarının olmadığının anlaşıldığı, davacının belgeleri ile ilgili bilgi almak için yapılan bir başvuru niteliğinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. 1-Dava, haksız rekabetin tespiti, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. TTK’nun 57/1. maddesinde “Başkalarını veya onların emtiasını, iş mahsullerini, faaliyetlerini yahut ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya lüzumsuz yere incitici beyanlarla kötülemek” hüsnüniyet kaidelerine aykırı hareket olarak sayılmıştır. Davacı vekili, davalı şirketlerin yetkilisi Metin Tartan’ın ölçü aletlerinin test edilmesi konusunda üne sahip Uluslararası Legal Metroloji Bürosu’na (BIML) 15.02.2002 tarihinde gönderdiği faks ile müvekkilinin faaliyet ve ürünlerini kötülediğini iddia etmiş ise de mahkemece faks içeriğinin davalıların, davacının ürünlerini kötülemek, davacının sahip olduğu OIML belgelerinin iptalini sağlamak amacına yönelik olmayıp davacının belgeleri ile ilgili bilgi almak için yapılan başvuru niteliğinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, 15.02.2002 tarihli faks içeriği incelendiğinde “Eşit A.Ş. “EN 4550” standartlarını karşılar şekilde D sınıfı bile olmayan araç tartıları üretip sattı. Yıllardır ürünleri gerçekte OIML onaylı olmadığı halde onaylı imiş gibi sattı. Daha fazla tepkilere dayanamayarak 10 Nisan 2001 tarihinde Danimarka’dan OIML belgesi elde ettiler. Bu şirketin dürüst hareket etmediğine inandığımızdan dolayı bunların OIML belgelerini iptal etmenizi talep ediyoruz” ibarelerinin mahkemenin kabulünün aksine bilgi isteme niteliğini aştığı, TTK’nun 57/1. maddesinde sayılan incitici beyan niteliğinde olduğu nazara alınarak, sonucuna göre karar verilmek gerekirken yazılı gerekçeyle hüküm tesisi doğru görülmemiştir. 2-Kabul şekli itibariyle de davalılar tek vekille temsil edilip tüm davalılar yönünden dava aynı nedenle reddedildiği halde her bir davalı yararına ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi sonucunu doğuracak şekilde hüküm tesisi de doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) ve (2) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 31.03.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/10904, K. 2011/3679, T. 31.03.2011, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2009-10904-e-2011-3679-k-0c7b73aaa488