Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2008/9914 E. 2010/1071 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2008/9914
Karar No
2010/1071
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İzmir Asliye 4.Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 27.12.2007 tarih ve 2007/473-2007/742 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında davalıya ait işyeri vasıflı taşınmazın kiralanmasına dair sözleşme yapıldığını, ancak müvekkilinin su ve sanayi elektriği kullanması gerekmesine rağmen bunların bulunmadığını öğrendiklerini, davalı ile yaptıkları görüşmelerde bu eksikliklerin giderileceğinin taahhüt edildiğini, ancak su ve elektriğin bağlanmadığını, bu arada da kiralanana 14.362.185.953 TL masraf yaptıklarını, daha sonra yaptıkları araştırmada kiralananın kaçak olduğunu tespit ettiklerini, 10.500.000.000 TL kira bedeli ödendiğini, sözleşme uyarınca davalıya 5.000 USD bedelli teminat senedi verdiklerini, davalının ise kullanılmamasına rağmen muacceliyet koşulunu ileri sürerek ödenmeyen kira bedellerine ilişkin icra takibi başlattığını, bu nedenle manen zarar gördüklerini ileri sürerek, teminat senedinin iptaline, kiralanana yapılan masraf, ödenen kira bedeli ve 5.000.000.000 TL manevi tazminatın davalıdan temerrüt faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, birleşen dava ile 12.03.2004 tarihi ile 28.07.2005 tarihleri arasında işlemiş 8.440,25 YTL ticari faizin tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, kiralananda ayıp bulunması halinde davanın BK’nun 207/3 ve TTK’nun 25/3-4 ncü maddeleri uyarınca 6 aylık hak düşürücü süre içerisinde açılması gerektiğini, müvekkilinin davacıyı aldatmadığını, birleşen dava yönünden de davacı asıl davada fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmadığı için faiz talep edemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda yapılan yargılama ve birleşen dosya yönünden alınan bilirkişi raporuna göre, işlemiş faizin 7.871,18 YTL olduğu gerekçesiyle birleşen davanın bu miktar üzerinden kısmen kabulüne, asıl davanın da kısmen kabulü ile 14.362,18 YTL’nın davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 5.000 USD bedelli senedin teminat senedi olması nedeniyle davacının bu senetle ilgili borcunun olmadığının tespitine, diğer istemlerin reddine karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece asıl dava yönünden uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve birleşen dava yönünden de dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 964,80 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 01.02.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/9914, K. 2010/1071, T. 01.02.2010, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2008-9914-e-2010-1071-k-d937faf6213c