Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2008/9578 E. 2010/1099 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2008/9578
- Karar No
- 2010/1099
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Şanlıurfa 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26.02.2008 tarih ve 2007/202 - 2008/121 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili şirkete nakliyat sigorta poliçesi ile sigortalı emtianın davalı tarafından taşınırken meydana gelen kazada hasarlandığını ileri sürerek, 9.150 YTL'nın 28.07.2006 ödeme tarihinden itibaren en yüksek banka faiziyle birlikte davalıdan rücuan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı, dava konusu yükün 7 ton değil 5 ton olduğunu, istenen tazminatın fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, bilirkişi raporu ve mübrez belgelere göre, davacıya nakliyat sigorta poliçesi ile sigortalı emtianın Ödemiş/İzmir'den Mersin'e davalı tarafından taşınırken meydana gelen trafik kazasında hasara uğradığını, emtiadaki hasar miktarının 9.150 YTL olduğu gerekçesiyle 9.150 YTL'nın 28.07.2006 tarihinden itibaren en yüksek banka avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davalı temyiz etmiştir. 1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Ancak, TTK'nun 785. maddesi hükmüne göre ziyadan doğan tazminat taşıma senedine geçirilmiş değere, taşıma senedinde değer gösterilmemiş ve fakat taşıyıcıya bildirilip onun tarafından kabul edilmiş bir değer mevcut ise ona, böyle bir değer bulunmadığı takdirde aynı cins ve vasıftaki eşyanın gönderilene teslim edileceği yerdeki değerine göre tayin olunur. Dava konusu olayda taşıma senedine geçirilmiş değer bulunmadığına ve keza davacı taşıyıcı tarafından kabul edilmiş bir değerin bulunduğu kanıtlanamamış olmasına göre tamamen hasar gören eriklerin varma yerindeki değerinin tespiti gerekir. Davalı eriklerin miktarına da itiraz ettiğinden mahkemece erik fiyatları hususunda uzman bir bilirkişiden yukarıda belirtilen şekilde bir rapor alınmak ve neticesine göre bir karar vermek gerekirken, erik fiyatları hususunda ne şekilde uzman olduğu anlaşılamayan makine mühendisi bilirkişiden alınan rapora göre karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. 3-Diğer taraftan, taraflar arasında kararlaştırılmış bir akdi faiz oranı sözkonusu olmadığına göre davacı ancak 3095 sayılı Yasa'nın 2.maddesi uyarınca T.C.Merkez Bankası'nın uyguladığı avans oranı nisbetinde temerrüt faizi isteyebilir. Bu itibarla mahkemece 28.07.2006 tarihinde geçerli avans faiz oranı tesbit edilerek buna göre temerrüt faizine hükmedilmek gerekirken infazca tereddüt yaratacak şekilde "en yüksek banka avans faizi"ne hükmedilmesi de doğru olmamış, hükmün bu nedenle de davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, kararın 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01.02.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.