Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2008/9447 E. 2010/719 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2008/9447
- Karar No
- 2010/719
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Gaziantep 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13.03.2008 tarih ve 2003/705 - 2008/116 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin acentesi olan davalı şirketin acentelik sözleşmesinin üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmemesi, tahsil etmiş olduğu prim bedellerini şirkete ödememesi ve uyumsuz çalışması nedeniyle 26.03.2003 tarihli fesihname ile fesh edildiğini, diğer davalının ipotek borçlusu olduğunu, davacı ile davalı şirket arasındaki mutabakat ile 31.03.2003 tarihi itibari ile cari hesap borç bakiyesinin 20.114.125.000.-TL olduğunun belirlendiğini, tahsilde tekerrür olmamak üzere davalılar aleyhine acentelik sözleşmesi, ipotek akit tablosu ve ipotek belgesi, fesihname, mutabakatnameye dayanarak ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibine başlanıldığını, ödeme emrine ve borca itiraz üzerine takibin durduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline ve icra İnkar tazminatının tahiline karar karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davanın kısmen kabulüne, koşulları oluşmadığından icra inkar tazminatı isteminin ise reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, acentelik sözleşmesinin feshine dayalı ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece, koşulları oluşmadığından dolayı davacı tarafın icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir. Oysa, takibe konu alacak, taraflar arasında varlığı çekişmesiz acentelik sözleşmesine, ipotek akit tablosuna,ipotek belgesine, fesihnameye ve mutabakatnameye dayalı olup, taraflar için alacağın muayyen olduğu, belirlenebilir özellikte bulunduğu bu bağlamda, alacağın önceden belirlenebilirlik vasfı ve dolayısıyla likit bir alacak niteliği taşıdığı kuşkusuzdur. Bu durum karşısında, mahkemece, İİK'nun 67. maddesi hükmündeki koşulların oluştuğu nazara alınıp, davacı tarafın icra-inkar tazminat isteminin ilke olarak kabulü yerine denetlenebilir gerekçesi dahi gösterilmeden reddi doğru görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 25.1.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.