Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2008/7209 E. 2010/3394 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2008/7209
Karar No
2010/3394
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Bursa Asliye 3.Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Bursa Asliye 3.Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17.03.2008 tarih ve 2006/46-2008/104 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalılar vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 16.03.2010 gününde davacılar ve avukatları ... ile davalılar ... ve diğer davalı şirket avukatları... ve ... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacılar vekili, davacılar ile davalılardan ...’un amca çocukları olduklarını, Kebapçı .../... Kebap esas unsurlu ve türevli ticaret ve hizmet markalarının 1867 yılından beri tescilsiz olarak dedelerince tanıtılıp meşhur edildiğini, 26.12.1996 tarihinde toplam 8 adet ticaret ve hizmet markasının içlerinde davacıların ve davalılardan ...’un da bulunduğu mirasçılar adına müşterek hak sahipli tesis edilmek suretiyle tescil edildiğini, bu markalardan “...” ve “Kebapçı ...” markalarının tanınmış marka olduğunun tespitine dair 13.02.2002 tarihli mahkeme ilamı bulunduğunu, TPE’nin de “...” markasını tanınmış marka olarak ilan ettiğini, davacıların ticaret işletmelerinde ve reklamlarında “1867” ibaresini ve dede resim ve silüetini kullanmalarının davalıların marka hakkına tecavüz oluşturmadığının tespitine dair başka bir mahkeme ilamı dahi olduğunu, davacılar murisi ...’nun 18.05.1967 tarihinden beri “Kebapçı ...” ibaresini ticaret unvanı ve işletme adı olarak ve ürünleri üzerinde kullandığını, başlangıçta marka tescili olmayan Kebapçı .../... Kebap ibarelerinin 3. kişilere karşı korunması için aile fertlerinin birlikte davalar açtıklarını, davalı ...’un, davacılara kuracakları anonim şirketin ticaret unvanında müşterek marka olan “Kebapçı ...” adının kullanılmasına yazılı muvafakat verdiğini, davacılar murisi Cevat’a, müşterek marka sahiplerinden yeğeni ...’in markasının kullanımı hakkının yarısını devrettiğini, davalı ...’un müşterek markalar ile iltibas yaratan ve TMK’nun 692’nci maddesine aykırı olantescilleri yaptırarak kötüniyetli davrandığını, tanınmış markadan tek başına yararlanmak istediğini, davalının önceki markalarını terkin ettirmesi gerektiğini, bunu yapmadığını ve kullanmaya devam ettiğini, kendisi ve ortağı olduğu diğer davalı şirket adına 2003 ve 2004 tarihlerinde tescil başvuruları yaptığını, müşterek hak sahipliği ilkesine aykırı davrandığını, “Aleksander’s Kebap” markasını davalı şirket adına 2003 tarihinde tescil ettirdiğini, bunu yurt dışı tescillere zemin hazırlamak ve müşterek markaların gerçek sahibinin kendisi olduğu izlenimini yaratmak için kötüniyetle tescil ettirdiğini, bu kelimenin “...” anlamına geldiğini ileri sürerek, davalı ... adına olan dört adet marka tescilinin ve davalı şirket adına olan 13.03.2003 tarihli “Aleksander’s Kebap” ibareli tescilin müşterek mülkiyet ilkesine, tanınmış marka ve önceki kullanıma dayalı haklarına dayalı olarak hükümsüzlüğünü ve sicilden terkinini, bu mümkün olmazsa “Kebapçı .../...” esaslı unsurların davalıların tescillerinden çıkartılmasını talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, davacıların tescilsiz marka kullanımını kanıtlamaları gerektiğini, müşterek markaların davalı ... adına olan tescillerden sonra olduğunu, tescilde öncelik hakkının davalı ... lehine olduğunu, müşterek markanın davalının tescil tarihinde herkesçe bilindiğini davacıların kanıtlaması gerektiğini, tanınmışlığın tespiti davasının davalı ... adına olan tescillerden çok sonra açıldığını, bunun tescilin kötüniyetli olmadığını gösterdiğini, davanın süre yönünden reddi gerektiğini, uzun süre sessiz kalan davacıların hak kaybına uğradığını, “...” sözcüğünü davalı ...’un soyadından esinlenerek tescil ettirdiğini, müşterek marka ile dava konusu markaların aynı veya benzer olmadığını, iltibas oluşmayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, dosya kapsamına göre, “Kebapçı .../... Kebap” esas unsurlu ve türevli ticaret ve hizmet markalarının kök muris... tarafından 1807 yılından beri tanıtma işareti olarak işletme adına pideli döner kebap ve lokanta hizmetlerinde tescilsiz olarak kullanıldığı, davacılar murisi ...’nun unvan olarak 18.05.1967 yılından beri “Kebapçı ...” adının tescilli olduğu,... mirasçılarından ..., ..., ...ve ...’nin “... Kebap/Kebapçı ...” ibareli çeşitli markaları 8 ayrı tescil belgesi ile 1996 yılında müşterek malik olarak tescil ettirdikleri, bunlardan “...” ve “Kebapçı ...” markalarının tanınmış marka olduğunun tespitine dair mahkeme ilamı bulunduğu, müşterek marka sahiplerinin 3 ncü kişilere karşı birlikte hareket edip davalar açtıkları, müşterek marka konusu olan, tanınmışlığı belirlenen ve davacılar murisinin unvan olarak daha önce tescil edip kullandığı anlaşılan “.../...” ibareli markaların davalı ... adına tescilli olan 156397, 174030, 174168, 157729 nolu markaların tescilinin TMK’nun 692 vd. maddelerine aykırı düştüğü, davalı şirket adına “Aleksander’s Kebap” ibaresinin tescilini yaptıran davalı ...’un yurt dışı tescillere zemin hazırlamak, anılan müşterek tanınmış markaların gerçek hak sahibinin kendisi ve hissedarı olduğu davalı şirket olduğu zannını uyandırmak istediği, bu nedenle şirket adına olan tescilin kötüniyete dayandığı, markalar arasında bu suretle iltibas bulunduğu, dava konusu marka tescillerinin kötü niyetli olması ve müşterek maliklerin haklarının ihlali karşısında, hak düşürücü süre ve davacıların kötüniyetli olduğu savunmasına itibar edilmediğini, zira davacıların müşterek hak sahipliğine dayandıkları gerekçesiyle, davalı ... adına tescilli markaların ve davalı şirket adına tescilli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiştir. Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacı ve davalı gerçek kişiler adına tescilli ve tanınmış “...” asıl unsurlu markalar üzerinde uyuşmazlık konusu ticaret ve hizmet sınıflarını kapsayacak şekilde tarafların dip muris...’den intikalin ve müştereken sahip oldukları öncelik ve üstün hakları bulunmasına, dava konusu markalarda yer alan “1867 + Şekil” unsurlarının “...” ibaresinden farklı olarak dava konusu markalara ayırt edicilik kazandıran nitelikte olmamasına, müşterek mülkiyet hükümlerine tabi “...” esas unsurlu marka hakkı bir bütün olduğundan diğer hak sahiplerinin izni olmaksızın marka hakkının bölünmesi suretiyle kendi adına “...” asıl unsurlu marka tescilleri yaptıran davalı ...’nun iyi niyetli davranışından söz edilemeyeceğinden, tescilden itibaren 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçmesinden sonra açılan bu davanın esasının incelenmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve gerek gerçek kişi taraflar arasındaki Bursa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde 04.12.2006 tarihinde açılan 2003/281 E ve 2005/394 K sayılı dava dosyasında davacılar tarafından davalı ...’nun kendi adına yaptırdığı marka tescillerinin müşterek marka hakkına aykırılık oluşturduğu ve muvafakatlarının bulunmadığı ve uyuşmazlık konusu markalarla ilgili olarak yasal yollara başvuracaklarının ifade edilmesi, gerekçe de tarafların 1996 yılında müştereken tescil ettirdikleri markalarına dayalı olarak üçüncü kişilerce gerçekleştirilen tecavüz eylemlerine karşı birlikte davalar açmak suretiyle, davalı ...’nun hareket ve davranışlarıyla davacılar nezdinde bağımsız marka sahibi olmaktan ziyade, taraflar adına tescilli “...” esas unsurlu markalardan kaynaklanan müşterek hak sahipliğinin korunması ve kullanılması yönünde inanç ve güven oluşturması nedenleriyle; 06.02.2006 tarihinde işbu davanın açılmasında davacıların MK. 2. maddesine aykırı bir şekilde davrandıklarından ve uzun süre sessiz kalmak suretiyle hak kaybına uğradıklarından söz edilemeyecek de olmasına, davalı şirket adına tescilli olan dava konusu “ALEKSANDER’S KEBAP” ibareli markanın davacıların dayandığı “...” ibareli markalar ile 556 sayılı KHK’nin 8/1-(b) bendi anlamında iltibas tehlikesi yaratmasına, mahkeme kararının hüküm fıkrasında hükümsüzlüğüne karar verilen markaların tescil no’su ile birlikte yenileme tarihlerinin yazılmasında bir isabetsizlik bulunmayacağı, gerektiğinde, kararın kesinleşmesinden infazına kadar geçecek sürede tavzihinin de mümkün bulunmasına göre, davalılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir edilen 750.00 TL duruşma vekillik ücretinin davalılardan alınarak davacılara verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 26.03.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/7209, K. 2010/3394, T. 26.03.2010, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2008-7209-e-2010-3394-k-e088fd6759e5