Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2008/12367 E. 2010/3489 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2008/12367
Karar No
2010/3489
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Eskişehir 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13.05.2008 tarih ve 2007/446-2008/167 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalının müvekkilinin bayii olmadığı halde ve izin almaksızın tescilli markasına ait tüplerini kullandığını, kaçak dolum yapıp depolarında boş ve dolu olarak bulundurduğunu ileri sürerek, haksız rekabetin tespiti ile fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere 626,30 TL maddi, 500 TL manevi tazminatın Merkez Bankası' nın avans kredi işlemlerine uyguladığı faiz oranı üzerinden temerrüt faiziyle tahsiline, tüplerin toplatılması ve imha edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, tüplerin davalının kardeşi Mustafa Kurşunlu'ya ait olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının tüpgaz ticareti ile uğraştığı, yapılan aramada davacıya ait markalı tüplerin bulunduğu, eylemin TTK'nun 56.maddesi gereğince haksız rekabet oluşturduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, haksız rekabetin önlenmesine,boş tüplerin satışının önlenmesi,toplatılması ve imhasına,139 TL maddi ve 500 TL manevi tazminatın avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davacı ve davalı vekili temyiz etmiştir. 1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2- Dava, haksız rekabetin önlenmesi ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda maddi tazminat hesaplaması yapılırken davalının haksız rekabet oluşturan eylemiyle elde edilecek kazançta Kurumlar Vergisi oranında indirime gidilmiştir. Oysa, davacının somut olayda uğradığı zarar, davalının haksız rekabet oluşturan eylemi nedeniyle davacının elde etmekten mahrum kaldığı kazançtır. Bunun belirlenmesinde elde edilen kazançtan sadece davacıların bu kazancı elde etmek için yapmak zorunda oldukları işletme giderlerinin indirilmesi gerekirken, vergi dairesine ödeyecekleri vergi tutarının da indirilmesi suretiyle davacının maddi zararının eksik hesaplanması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, istek halinde aşağıda yazılı 22,00 TL harcın temyiz eden davalıya iadesine, alınmadığı anlaşılan 60,00 TL temyiz yoluna başvurma harcının davalıdan alınmasına, 29.03.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/12367, K. 2010/3489, T. 29.03.2010, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2008-12367-e-2010-3489-k-d69c2e1373c2