Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2008/12263 E. 2010/3452 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2008/12263
- Karar No
- 2010/3452
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 8.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22.05.2008 tarih ve 2006/443 - 2008/302 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin işleteni olduğu minibüsün davalı tarafından trafik sigorta poliçesiyle sigortalandığını, araçta yolculuk yapan dava dışı yolcunun meydana gelen trafik kazasında yaralanması nedeniyle bu kişinin Zeytinburnu Asliye 2. Hukuk Mahkemesi'nde açtığı davada müvekkiliyle birlikte davalı sigorta şirketinin müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulduğunu, bu ilama dayalı başlatılan icra takibinde ise tüm tazminatı müvekkilinin ödediğini, oysa davalının da sigorta limitiyle sınırlı olarak tazminattan sorumlu olduğunu ileri sürerek, 24.317,41 TL için itirazın iptalini ve icra-inkar tazminatına hükmünü talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkilinin icra dosyasına 7.640,00 TL ödeme yaptığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı sigorta şirketinin poliçe limiti ve bu miktara ödeme tarihine kadar işleyecek olan temerrüt faizinden sorumlu bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 23.757,41 TL icin itirazın iptaline, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebini ise reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, davacı ile davalının müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları birbaşka mahkeme ilamıyla kesinleşen tazminat borcunu ödeyen davacının, sorumluluğu oranında davalıya rücu için başlattığı icra takibinde itirazın iptali istemine ilişkindir. İİK’nun 67/2. maddesi hükmündeki düzenlemeye göre, borçlunun itirazında haksızlığının belirlenmesi ve alacağın likit olması halinde, istem varsa borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekir. Mahkemece, alacağın likit olmadığı gerekçesiyle inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir. Ancak, takibe konu alacak, kesinleşmiş bir mahkeme ilamına dayalı olup, davalının sorumlu olduğu miktara işleyen faizli tutarın belirlenebilir özellikte bulunduğu tartışmasızdır. O halde mahkemece, alacağın likit olduğu, taraflarca belirlenebilecek özelliğe sahip bulunduğu kabul edilerek davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde talebin reddi doğru olmamış, hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir. Ayrıca, dava konusu alacağın kaynaklandığı Zeytinburnu Asliye 2. Hukuk Mahkemesi ilamıyla belirlenen tutar için başlatılan icra takibinde davacı ile birlikte davalı da müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğuna göre, takip tarihi itibariyle bu borç davalı açısından da muaccel olduğu ve icra dosyasına sorumlu olduğu miktarla ödemenin gecikmesinden kendisini de sorumlu bulunduğu nazara alınarak, icra takip tarihinden sonraki dönemde işleyen faiz tutarı açısından da davanın kabulü gerekirken hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle de davacı yararına bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 29.03.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.