Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2008/11715 E. 2010/2249 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2008/11715
- Karar No
- 2010/2249
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Edremit 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 31.03.2008 tarih ve 2006/325-2008/289 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkiline ait müstakil evin deprem ve yer kayması rizikolarına karşı 22.03.2005 tarihinde davalı şirkete sigorta edildiğini, sigortalı taşınmazın 200 m uzağındaki parsellerde 2005 yılı Mart ayında İ.Ü.Mühendislik Fakültesi’nce düzenlenen raporda yer kayması olduğunun ve bu parsellere hasren önlem alınması gerektiğinin bildirildiğini, anılan parsellerde yer kaymasına engel olmak amacıyla başlatılan çalışmalar sırasında bu kez 2005 yılı sonlarında müvekkilinin taşınmazında hareketlenmeler oluştuğunu, bun üzerine aynı üniversite’nin 2006 yılı Ocak ayında düzenlediği raporu doğrultusunda 01.02.2006 tarihli encümen kararı ile koruma önlemleri alındığının ve müvekkilinin hissesine (97,458) YTL tutarında zararın meydana geldiğini, davalı şirketçe durumun bildirilmesi üzerine 21.03.2006 tarihli yazı ile poliçeden sayıldığını ileri sürerek, şimdilik toplam (117.672,50) YTL’nın temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, ıslah yoluyla tazminat talebini (135.214,50) YTL’na yükseltilmiştir. Davalı vekili, davacının TTK’nun 1290.maddesinde düzenlenen rizikoyu ağırlaştıran gelişmeleri bildiği halde sözleşmenin kurulması aşamasında ihbar yükümlülüğünü yerine getirmediğini, müvekkilinin de Yangın Sigortası Genel Şartları’nın C.2. maddesi uyarınca cayma hakkını kullandığını, talebin fahiş olduğunu savunarak, davanı reddini istemiştir. Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, Mart 2005 tarihli raporla davacının taşınmazına komşu parsellerde yamaç hareketinin geliştiğinin ve güvenlik açısından stabilitenin sağlanması gerektiğinin bildirildiği ve bitişik parsellerde heyelan nedeniyle çalışmalar yapıldığı, bu raporun akabinde 22.03.2005 tarihinde dava konusu sigorta poliçesinin düzenlendiği, davacının rizikodan haberdar olduğu ve sigortacıya doğru beyanda bulunmadığı, davalının 08.03.2006 tarihli belediye encümen kararından sonra 21.03.2006 tarihinde ve süresinde cayma hakkını kullanmasında bir usulsüzlüğün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, alınmadığı anlaşılan 17,15 TL temyiz başvuru harcının temyiz edenden alınmasına, 01.03.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.