Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2008/11519 E. 2010/538 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2008/11519
Karar No
2010/538
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Beyoğlu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22/10/2007 tarih ve 2006/369-2007/386 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalılardan Axa Oyak Sigorta A.Ş. vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 19.01.2010 gününde davacı avukatı ...ile davalı ... Oyak Sig. A.Ş. vekili Av. ...geldiler, davetiye tebliğine rağmen davalılardan ... duruşmaya gelmedi, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalılardan ...'in satın aldığı araç için müvekkilince kredi açılıp kullandırıldığını, aracın trafik tescil kaydına açılan kredi ve borç nedeniyle müvekkili şirket lehine rehin kaydı işlendiğini, ayrıca davalı ... şirketince tanzim edilen kasko sigorta poliçesinde müvekkilinin dain-i mürtehin olduğunu, kredi borcunun ödenmesinde davalı ...'ın temerrüte düşmesi nedeniyle kredi hesabının kat edilerek yasal takip işlemlerine başlandığında davalı ... şirketince aracın pert işlemine tabi tutulduğunun öğrenildiğini, müvekkilince tazminatın sigortalıya ödenmesine muvafakatlarının bulunmadığı ve şirketlerine ödenmesi gerektiği hususlarının davalı sigortacıya bildirilmesine karşın bu güne kadar ödeme yapılmadığını belirterek, 24.02.2005 tarihinde kat edilerek 18.134,65 YTL borcun bu tarihten itibaren işleyecek % 42 faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Oyak Sigorta A.Ş. vekili, davacı şirketin sigorta poliçesinde taraf olmadığını, bu sözleşmeden doğan hiçbir subjektif hakkı bulunmayan davacının davasının sıfatı yokluğundan reddinin gerektiğini, müvekkilinin davacı tarafından davalı ...'a kullandırılan kredi sözleşmesi ile hiçbir bağı bulunmadığından müvekkili yönünden davanın pasif husumet yokluğundan da reddinin gerektiğini, davacının muvafakati olmadan sigortalıya tazminat ödenemeyeceğine dair iddiasının mesnetsiz olduğunu, menkul rehninin rehinli alacaklıya sadece muvafakat verme yetkisi tanımasının sigorta tazminatını kendi nam ve hesabına talep etme yetkisini tanımadığını, davacıya yasalarla tanınan tek hakkın rehinli mala kaim olan değerleri (sürrogat) kredi alacağı için takip etmek olduğunu ve bu talebin muhatabının da kredi borçlusu diğer davalı bulunduğunu, davacının talep ettiği faiz oranının fahiş olduğunu, davacının iddia ettiği gibi rehinin riziko tarihindeki ruhsatname üzerinde kaydının bulunmadığını, davacının sigorta tazminatının kendisine ödenmesini rizikodan 6 ay sonra istediğini ve iyiniyetli olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. Diğer davalı davaya cevap vermemiştir. Mahkemece iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davacı ile davalılardan ... arasında 23.000 YTL tutarlı 24 ay vadeli Tüketici Kredisi Sözleşmesi imzalandığı, verilen kredi karşılığında davalı ...'ın satın aldığı araç üzerine rehin tesis edilip rehnin gerek araç ruhsatına gerek sicil kaydına işlendiği, borçlunun aldığı krediyi ödememesi üzerine davacının 24.02.2005 tarihinde hesabı kat ederek alacağın ödenmesini istediği, borcun ödenmesine yanaşılmaması üzerine de alacağın tahsili amacıyla icra takibine kalkıştığı, davalı ... şirkete kasko sigortalı ... plakalı aracın 25.09.2004 tarihinde geçirdiği kaza sonucunda pert total duruma geldiği ve davalı sigortaca sigortalısı diğer davalıya 27.10.2004 tarihinde 35.000 YTL ödeme yaptığı, davacı alacağının kredi sözleşmesinin kat tarihinde 18.145,66 YTL, davalı sigortaca diğer davalıya ödeme yapıldığı tarihte ise 19.036,13 YTL olduğu, aracın rehinli olduğunun resmi sicil ve ruhsatındaki kayıt ile belli olduğu, TTK'nun 1273. maddesi uyarınca davalı bankanın sigorta ettirene ödeme yaptığı 27.10.2004 tarihinde davacı alacağının ulaştığı 19.036,13 YTL'yi davacıya ödemesi gerekirken sigortalıya ödemekle kusurlu olduğu, davacının davalı ... şirketine gönderdiği ihtarname ile davalı sigortacının 11.04.2005 tarihinde temerrüde düşürüldüğünü, diğer davalının ise sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayalı olarak sorumluluğunun bulunduğu gerekçeyle davanın kabulü ile 18.134,65 YTL alacağın davalı ... hakkında kredi borcunun tahsili için icra takibi yapıldığı gözetilerek tahsilde tekerrüre sebebiyet vermemek kaydıyla davalı ... yönünden 11.04.2005 ve diğer davalı yönünden 24.02.2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. Karar, davalılardan Axa Oyak Sigorta A.Ş. vekilince temiz edilmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılardan Axa Oyak Sigorta A.Ş. vkilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalılardan Axa Oyak Sigorta A.Ş. vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir edilen 750.00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 097,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 19.01.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/11519, K. 2010/538, T. 19.01.2010, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2008-11519-e-2010-538-k-289cd725334a