Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2008/11456 E. 2010/2292 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2008/11456
- Karar No
- 2010/2292
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 3.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10.04.2008 tarih ve 2006/814 - 2008/210 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı şirket vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin ortağı olduğunu, şirketin, diğer ortaklar ... ve ...tarafından idare edildiğini, müvekkilinin şirketin faaliyetleri hakkında bilgi alamadığını, müvekkiline ödeme yapılmadığını, şirketin diğer ortaklarının şirketin hesaplarını kendi kişisel hesapları gibi kullandıklarını, diğer ortakların 26.10.2006 tarihinde aynı faaliyet alanında aynı adreste ve aynı ismi taşıyan başka bir şirket kurduklarını, ortaklar arasında güven sorunu olduğunu ileri sürerek, TTK’nun 551/2. maddesi uyarınca müvekkilinin ortaklıktan ayrılmasına izin verilmesini, olmadığı taktirde şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı şirket vekili, davacının iddialarının doğru olmadığını, davacının ortaklıktan çıkma talebini kabul ettiklerini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirket ortakları arasında güven ortamı kalmadığı, kavgaya ulaşan boyutta geçimsizlik bulunduğu, davalı tarafın da davacının ortaklıktan ayrılmasını istediği, davacının şirketten ayrılması için haklı sebepler bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile TTK’nun 551/2.maddesi uyarınca, davacının davalı şirket ortaklığından çıkmasına izin verilmesine, fesih talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Kararı, davalı şirket vekili temyiz etmiştir. 1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı şirket vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2-Dava, limited şirket ortağının şirketten çıkmasına izin verilmesi istemine ilişkindir. Davacı dava dilekçesinde, TTK’nun 551/2 maddesi uyarınca ortaklıktan çıkmasına izin verilmesine, olmadığı taktirde şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesini terditli olarak talep etmiştir. Mahkemece, davanın kabulü ile TTK’nun 551/2.maddesi uyarınca, davacının davalı şirket ortaklığından çıkmasına izin verilmesine, fesih talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin davalılardan tahsiline karar verilmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde davacının iddialarının doğru olmadığını ancak, davacının ortaklıktan çıkma talebini kabul ettiklerini belirtmiştir. Bu durum karşısında, mahkemece, Harçlar Kanunu’nun 22. maddesindeki “ Davadan feragat veya davayı kabul veya sulh, muhakemenin ilk celsesinde vuku bulursa, karar ve ilam harcının üçte biri, daha sonra olursa üçte ikisi alınır” hükmü nazara alınarak karar ve ilam harcına hükmetmek gerekirken ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 6.maddesindeki “Anlaşmazlık, davanın konusuz kalması, feragat, kabul ve sulh nedenleriyle; delillerin toplanmasına ilişkin ara kararı gereğinin yerine getirilmesinden önce giderilirse, Tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, karar gereğinin yerine getirilmesinden sonra giderilirse tamamına hükmolunur” düzenlemesi nazara alınarak vekalet ücretine hükmedilmek gerekirken yazılı şekilde harç ve vekalet ücretinin tamamının davalıdan tahsiline hükmedilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın hüküm fıkrasının 3. maddesindeki "...1,80 YTL harcın ..." ibaresinin hükümden çıkarılarak yerine "...0,60 YTL harcın davalılardan tahsiline, 01,20 YTL harcın davacıdan tahsiline,..." ibaresinin yazılması, kararın hüküm fıkrasının 5. maddesindeki "...500,00 YTL vekalet ücretinin ..." ibaresinin hükümden çıkarılarak yerine "...250,00 YTL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine” ibaresinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve kararın düzeltilmiş bu durumu ile ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01.03.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.