Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2008/10849 E. 2010/1692 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2008/10849
- Karar No
- 2010/1692
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13.05.2008 tarih ve 2007/86 - 2008/263 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin alacağına mahsuben aldığı, davalının da cirosunun bulunduğu 9 adet bonoya dayalı olarak icra takibi başlattığını, davalının şikayeti üzerine İstanbul 9. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 12.12.2005 tarih 2005/1164 Esas 2005/1957 Karar sayılı kararı ile TTK’nun 690-642. maddeleri ve İİK’nun 170/a maddesi uyarınca icra takibine başlarken keşideciye ödememe protestosu çekilmesi gerekirken bu edim yerine getirilmediğinden davalı cirantaya yönelmenin yasal olmadığı gerekçesiyle 15.09.2004 vadeli 25.000 YTL bedelli senet dışında kalan ödememe protestosu çekilmeyen 8 adet senet yönünden iptal kararı verildiğini, müvekkilinin davalıdan 189.255,00 YTL alacaklı olduğunu, senet bedellerinin ödenmediğini ileri sürerek, müvekkilinin davalı taraftan 189.255,00 YTL alacaklı olduğunun tespitini, alacağın %40’dan aşağı olmamak üzere davalının kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini, davalı taraf takip tarihinde temerrüde düştüğünden bu tarihten itibaren işleyecek temerrüt faizinin hüküm altına alınmasına karar verilmesini, ıslahla davalı taraftan 189.255,00 YTL alacaklı olduğunun hüküm altına alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, dava tespit davası olarak açıldığı için hukuki yarar yokluğundan reddi gerektiğini, ayrıca dava konusu bonolar yönünden keşideciye süresinde ödememe protestosu keşide edilmediğinden müvekkiline başvuru hakkının TTK’nun 626 ve 642. maddeleri uyarınca bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının dava konusu bonolarda ciranta olduğu, taraflar arasında temel ilişki bulunmadığı, davanın davalının bonolarda yer alan imzasına istinaden açıldığı, süresinde ödememe protestosu keşide edilmediği, davacının TTK’nun 626. ve 642. maddeleri uyarınca bonolara dayalı olarak davalıya müracat hakkını yitirdiği, TTK’nun 644. maddesi uyarınca bonoya dayalı olarak başvuru hakkının yitirilmesi halinde bono hamiline sadece keşideciye başvuru hakkı tanındığı, somut olayda davalının keşideci olmadığı, temel ilişkiye dayalı bir dava da bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine, davalı lehine nispi vekalet ücretine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 15.02.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.