Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2026/4921 E. 2026/8632 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2026/4921
Karar No
2026/8632
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2026/2170 E., 2026/2008 K.

Sanık ...'ın, inceleme konusu gerekçeli kararın bulunduğu Ceza İnfaz Kurumunda 22.06.2026 tarihinde usulüne uygun tebliğinden sonra, bulunduğu Ceza İnfaz Kurumu aracılığıyla ve bu Kurum tarafından onaylı 23.06.2026 tarihli dilekçesiyle cezasının onaylanması talebinde bulunarak temyiz hakkından vazgeçtiği belirlenmiştir.

Sanıklar ..., ..., ... müdafilerinin temyiz istemleri yönünden yapılan ön inceleme neticesinde; hükümlerin temyiz edilebilir oldukları, temyiz edenlerin temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, sanık hakkında hükmolunan ceza miktarı dikkate alınarak 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 299/1 maddesi gereği reddine karar verilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ 1. İstanbul Anadolu 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.04.2026 tarihli ve 2025/395 Esas, 2026/156 Karar sayılı kararıyla; a. Sanık ... hakkında katılan ...'a karşı kişinin kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 38/1 maddesi delâletiyle aynı Kanun'un 158/1-(L)-son, 158/3, 62/1, 52/2-4 ve 53/1 maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis ve 7.500.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, taksitlendirmeye ve hak yoksunluklarına, b. Sanık ... hakkında katılan ...'ye karşı kişinin kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 38/1 maddesi delâletiyle aynı Kanun'un 158/1-(L)-son, 158/3, 62/1, 52/2-4 ve 53/1 maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis ve 3.750.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, taksitlendirmeye ve hak yoksunluklarına, c. Sanık ... hakkında katılan ...'a karşı kişinin kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 158/1-(L)-son, 158/3, 62/1, 52/2-4 ve 53/1 maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis ve 7.500.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, taksitlendirmeye ve hak yoksunluklarına,

d. Sanık ... hakkında katılan ...'ye karşı kişinin kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 38/1 maddesi delâletiyle aynı Kanun'un 158/1-(L)-son, 158/3, 62/1, 52/2-4 ve 53/1 maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis ve 3.750.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, taksitlendirmeye ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 17.06.2026 tarihli ve 2026/2170 Esas, 2026/2008 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının, 5271 sayılı CMK'nın 280/1-(a) maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ A. Temyiz Nedenleri 1. Sanık ... Müdafiinin Temyiz Nedenleri: Delillerin takdirinde yanılgıya düşüldüğüne, kararın hatalı olduğuna, sanığın olayda herhangi bir dolandırıcılık kastı ile hareket etmediğine, 5237 sayılı TCK'nın 37/1. maddesi anlamında failliği de bulunmadığına, suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği her türlü şüpheden uzak, kesin ve somut delillerle suçluluğun ispatlanamaması nedeniyle beraat kararı verilmesi gerektiğine, gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine, lehe olan hükümlerin zira 5237 sayılı TCK'nın 39. maddesinin değerlendirilmediğine ilişkindir.

2. Sanık ... Müdafiinin Temyiz Nedenleri: Kararın hukuka aykırı olup gerekçesiz olduğuna, delil takdirinde hataya düşüldüğüne, sanığın suç kastı ile hareket etmediğine, beraatine karar verilmesi talebine ilişkindir.

3.Sanık ... Müdafiinin Temyiz Nedenleri: Hükmün gerekçeden yoksun olduğuna, aleyhe somut hiç bir delil bulunmadığına, diğer sanık ...'ın atf-ı cürüm niteliğindeki soyut beyanlarına dayanılıp delil takdirinde hataya düşüldüğüne, şüpheden sanık yararlanır ilkesi uygulanmayıp hakkaniyete aykırı davranıldığına, eksik inceleme yapıldığına, savunma hakkının kısıtlandığına, suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, müvekkilinin cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği için beraat kararı verilmesi talebine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden Sanığın gerekçeli kararın tarafına tebliğinden sonra, usulüne uygun ve açıkça temyiz hakkından vazgeçtiği iradesini içerir dilekçe ibraz ettiği; dilekçe tarihi itibarıyla temyizden vazgeçmeye ehil ve iradesinin geçerli oldukları ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmakla, sanık ... müdafiinin temyiz istemi yönünden dava dosyasının incelenmeksizin iadesine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.

2. Sanıklar ..., ... ve ... Müdafilerinin Temyiz İstemleri Yönünden Yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiillerin sanıklar tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezaların kanuni takdir sınırlarında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanıklar müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

III. KARAR A. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden Değerlendirme ve Gerekçe bölümünde (B-1) başlığında açıklanan nedenlerle sanığın temyiz isteminin, 5271 sayılı CMK’nın 268/3-(e) maddesi uyarınca, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,

B. Sanıklar ..., ... ve ... Müdafilerinin Temyiz İstemleri Yönünden Değerlendirme ve Gerekçe bölümünde (B-2) açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 17.06.2026 tarihli ve 2026/2170 Esas, 2026/2008 Karar sayılı kararında sanıklar müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK’nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı CMK’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304/1 maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.10.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2026/4921, K. 2026/8632, T. 05.10.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2026-4921-e-2026-8632-k-c958b3a6610e