Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2026/373 E. 2026/4373 K.

Konu: Nitelikli Dolandırıcılık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2026/373
Karar No
2026/4373
Karar Tarihi
Konu
Nitelikli Dolandırıcılık

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi EK KARAR SAYISI : 2022/2554 E., 2023/1477 K. SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık KARAR : Temyiz talebinin reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen 01.06.2023 tarihli ve 2022/2554 Esas, 2023/1477 Karar sayılı temyiz talebinin reddine ilişkin ek kararının; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 296. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260. maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin ek kararı temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 296. maddesinin ikinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 298. maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, bununla birlikte; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.112025 tarihli ve 2025/11-80 Esas, 2025/471 Karar sayılı kararında, "...İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesince 24.03.2023 tarih ve 2554-1477 sayı ile düzelterek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, gıyapta verilen hükmün yalnızca sanık müdafiine 01.04.2023 tarihinde tebliğ edildiği, müdafiin temyiz isteminde bulunmadığı, temyiz edilmeksizin kesinleşen hükmü sanığın 25.05.2023 tarihli dilekçe ile temyiz ettiği, inceleme yapan Özel Dairece, sanığın temyiz isteminin süre yönünden reddine karar verildiği anlaşılan olayda, sanığın 25.05.2023 tarihli temyiz isteminin süresinde olduğunun kabulü gerekir..." denilmesi karşısında; 5271 sayılı Kanun'un 296. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesinin temyiz talebinin reddine ilişkin 01.06.2023 tarihli ek kararı kaldırılarak asıl karara yönelik yapılan incelemede; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine ilişkin kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286. maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260. maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291. maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294. maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298. maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.04.2022 tarihli ve 2020/268 Esas, 2022/139 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 158. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinin son cümlesi, 43. maddesinin birinci fıkrası, 52. ve 53. maddeleri uyarınca neticeten 10... ay hapis ve 505.180,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 24.03.2023 tarihli ve 2022/2554 Esas, 2023/1477 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. 3. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 01.06.2023 tarihli ve 2022/2554 Esas, 2023/1477 Karar sayılı ek kararı ile sanığın temyiz başvurusu hakkında, 5271 sayılı Kanun’un 296 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin kabule değer sayılmamasından dolayı reddine karar verilmiştir. 4. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 01.06.2023 tarihli ve 2022/2554 Esas, 2023/1477 Karar sayılı ek kararının sanık tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 09.07.2024 tarihli ve 2024/1185 Esas, 2024/9370 Karar sayılı ilamı ile; " sanık müdafiine kararın 01.04.2023 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen, müdafi tarafından bahse konu karara karşı temyiz talebinde bulunulmadığı, temyiz süresinin müdafiye yapılan tebligat ile başladığı anlaşılması karşısında; temyiz istemini süre yönünden reddeden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 01.06.2023 tarihli ek kararında hukuka aykırılık bulunmadığından, sanık ve vasisinin temyiz isteminin CMK'nin 296/2 maddesi gereğince reddine..." karar verilmiştir. 5. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 31.10.2024 tarihli ve 2023/123967 sayılı yazısı ile Dairemizin bahse konu ilamına yönelik itiraz edilmesi üzerine, Dairemizin 18.12.2024 tarihli ve 2024/5850 Esas, 2024/15800 Karar sayılı ilamı ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı yerinde görülmediğinden dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmiştir. 6. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.11.2025 tarihli ve 2025/11-80 Esas, 2025/471 Karar sayılı ilamı ile; "...İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesince 24.03.2023 tarih ve 2554-1477 sayı ile düzelterek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, gıyapta verilen hükmün yalnızca sanık müdafiine 01.04.2023 tarihinde tebliğ edildiği, müdafiin temyiz isteminde bulunmadığı, temyiz edilmeksizin kesinleşen hükmü sanığın 25.05.2023 tarihli dilekçe ile temyiz ettiği, inceleme yapan Özel Dairece, sanığın temyiz isteminin süre yönünden reddine karar verildiği anlaşılan olayda, sanığın 25.05.2023 tarihli temyiz isteminin süresinde olduğunun kabulü gerekir...." şeklindeki gerekçe ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının kabulüne, Dairemizin temyiz isteminin reddine dair kararının kaldırılmasına, sanık hakkında İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesince 24.03.2023 tarih ve 2554-1477 sayı ile istinaf başvurusunun esastan reddine dair verilen karara yönelik sanığın temyiz isteminin incelenmesi amacıyla dava dosyasının Yargıtay 11. Ceza Dairesine gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyizi; tekerrür hükümlerinin uygulanmasının hatalı olduğuna , verilen kararın hüküm ve uygulamaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. GEREKÇE Sanığın sahibi ve yetkilisi olduğu ... Ltd.Şti (....) ile katılan şirket arasında düzenlenen ... Üyelik Sözleşmesi gereğince acentenin de katılan firmanın sistemi üzerinden işlemler yapabildiği, bu anlaşmaya göre, sanığın sahibi ve yetkili olduğu firmanın katılan firmanın bilişim sistemine giriş yapıp, kredi kartından çekim yapmak suretiyle kendi müşterilerine satış yaptığı ve bu işlemleri acentelik sistemine girerek 33 farklı kredi kartından 294 ayrı işlemle, tutarları 490,00 TL ile 500,00 TL arasında değişen satış işlemleri olarak gerçekleştikten sonra, kart sahiplerinin kendi bankalarına itirazları sonucu ödemelerin iptal edildiği, ancak satış işlemleri iptal edilemediği için katılan firmanın bu işlemler nedeniyle 144.333,00 TL pararyı tahsil edemeyerek zarara uğratıldığının iddia ve kabul edildiği somut olayda; sanığın üzerine atılı suçu kabul etmediği, sanığın eylemleri neticesinde katılan şirket tarafından hangi şirketlere ödeme yapıldığı, katılan şirketin zararının tam olarak ne kadar olduğunun tespit edilmediği yine katılan şirketin tüm defterleri ve banka kayıtları üzerinde herhangi bir bilirkişi incelemesi yaptırılmamış olduğunun anlaşılması karşısında; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi bakımından; şirkete ait tüm defterler ve banka kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılıp, sanığın suçu ne şekilde işlediği, sanığın hesabına para gönderilip gönderilmediği ya da ne şekilde haksız menfaat elde ettiği ,gerçek zarar miktarının ne kadar olduğu ve varsa taraflar arasındaki hukuk davası getirtilip incelenmesi varsa sanığın atılı suça ilişkin belgelerinin sorulmasından sonra dosyadaki tüm deliller ile birlikte sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden fiilin ne şekilde işlendiğine ilişkin yetersiz gerekçe ve eksik inceleme ile hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin kararına yönelik sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmüş olduğundan hükmün Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a. maddesi uyarınca İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.04.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2026/373, K. 2026/4373, T. 21.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2026-373-e-2026-4373-k-04e0b8488d1a