Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2024/3817 E. 2024/11284 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2024/3817
Karar No
2024/11284
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: A. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiilin sanık tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezanın kanuni takdir sınırlarında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA, B. Özel Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 1. Suç tarihinden önce 10.11.2008 tarih ve 27050 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren, 6518 sayılı Kanun’un 104. 105. maddeleri ile değişik 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun (5809 sayılı Kanun) 63/10 ve 63/5 maddeleri ile yaptırıma bağlanan, aynı Kanun'un 56/2 maddesinde düzenlenen "İşletmeci veya adına iş yapan temsilcisine abonelik kaydı sırasında abonelik bilgileri konusunda gerçek dışı belge ve bilgi verilemez" ve beşinci fıkrasındaki "Gerçeğe aykırı evrak düzenlemek veya değiştirmek suretiyle kişinin bilgi ve rızası dışında tesis edilmiş olan abonelikler kullanılamaz." hükümleri ile 5237 sayılı Kanun'un 7. maddesi karşısında; özel hüküm niteliğinde bulunan ve lehe olan 5809 sayılı Kanunu'nun 56. maddesindeki düzenleme dikkate alınarak, sanığın üzerine atılı sahte telefon aboneliği sözleşmesi düzenlemek suçunun, 5237 sayılı Kanun'un 207/1 maddesinde düzenlenen “özel belgede sahtecilik” suçunun değil, 5809 sayılı Kanun'un anılan maddeleri kapsamında olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 2. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5809 sayılı Kanun’un 56/2 ve 56/5 maddesi ve 63/10 uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre, aynı Kanun'un 66/1-e maddesi uyarınca 8 yıllık olağan dava zamanaşımının, aynı Kanun'un 67/2-d maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son sebep olan sanık hakkında mahkumiyet hükmünün kurulduğu 20.04.2016 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla, sanığın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322 nci maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağan dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca tebliğnameye uygun olarak DÜŞMESİNE, 08.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2024/3817, K. 2024/11284, T. 08.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2024-3817-e-2024-11284-k-63a4c8e74246