Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2024/3449 E. 2025/1955 K. – Sahte Fatura
Konu: Sahte Fatura Düzenleme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/3449
- Karar No
- 2025/1955
- Karar Tarihi
- Konu
- Sahte Fatura Düzenleme
K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/92 Değişik İş HÜKÜMLÜ : Görkan Egemen SUÇ : Sahte fatura düzenleme İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddi kararı KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul 38. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.01.2024 tarihli ve 2019/477 Esas, 2021/485 Karar sayılı ek kararına yönelik itirazın reddine ilişkin merci İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.02.2024 tarihli ve 2024/92 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 05.02.2024’de kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 23.05.2024 tarihli ve 2024/13826 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.06.2024 tarihli ve KYB-2024/61250 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.06.2024 tarihli ve KYB-2024/61250 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Sahte belge/fatura düzenleme suçundan sanık ... , 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 359/b, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 43/1 ve 62. maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına dair İstanbul 38. Asliye Ceza Mahkemesinin 06/07/2021 tarihli ve 2019/477 esas, 2021/485 sayılı kararının, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Ceza Dairesinin 01/03/2022 tarihli ve 2021/2486 esas, 2022/533 sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek kesinleşmesini müteakip, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 15/04/2022 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7394 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi Ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun İle Bazı Kanunlarda Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 4, 5 ve 6. maddeleri ile 213 sayılı Kanun'da yapılan değişiklik nedeniyle uyarlama talebinde bulunulması üzerine, infazın durdurulmasına ilişkin İstanbul 38. Asliye Ceza Mahkemesinin 13/05/2022 tarihli ve 2019/477 esas, 2021/485 sayılı ek kararını takiben, sanık hakkında yapılan uyarlama yargılaması sonunda, sanığın 213 sayılı Kanun’un 359/b-ek fıkra, 5237 sayılı Kanun’un 43/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, adli sicil kaydında yer daha mahkumiyeti nedeniyle cezasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5237 sayılı Kanun'un 51. maddesi uyarınca ertelenmesine yer olmadığına dair İstanbul 38. Asliye Ceza Mahkemesinin 04/01/2024 tarihli ve 2019/477 esas, 2021/485 sayılı ek kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 05/02/2024 tarihli ve 2024/92 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi. Dosya kapsamına göre, İstanbul 38. Asliye Ceza Mahkemesinin 04/01/2024 tarihli ek kararı ile sanığın daha önce mahkûmiyeti bulunduğu gerekçesi hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve cezanın ertelenmesine yer olmadığına karar verilmiş ise de, Sanığın adli sicil kaydının incelenmesinde herhangi bir kaydının bulunmadığı, arşiv kaydındaki cezasının ise 06/01/1990 tarihinde infaz edilmiş olduğundan adlî sicilden silinerek arşiv kaydına alınmış olduğu, yargılama konusu olan yeni suç tarihinin de 2016 yılı olduğunun anlaşılması karşısında, suç tarihinden önce adlî sicil kaydından silinerek arşiv kaydına alınmış olan, tekerrüre esas alınma süresi geçmiş, 5352 sayılı Adli Sicil Kanununun 12. maddesinin 1. fıkrasının c bendi gereğince 5 yıllık süre dolduğundan da silinme koşulları oluşan kasıtlı suçtan mahkûmiyetin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel olmayacağı nazara alındığında; hükmün açıklanmasının geri bırakılması ile cezanın ertelenemesine yönelik subjektif koşullar yönünden değerlendirme yapılarak bir karar verilmesi yerine, “sanığın daha önce kasıtlı suçtan mahkûmiyeti bulunduğu” şeklindeki dosya kapsamı ile uyumlu olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve cezanını ertelenmesine yer olmadığı şeklinde karar verilmesinde isabet görülmemiştir. ” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7394 sayılı Kanun’un 6. maddesi ile 213 sayılı Kanun'a eklenen geçici 34. maddesinde; "Haklarında hüküm verilmiş olup da dosyası infaz aşamasında olanlar, 359 uncu maddede yazılı fiillerle verginin ziyaa uğratıldığının tespit edilmesine bağlı olarak tarh edilen verginin, gecikme faizi ve gecikme zammının tamamı ile kesilen cezaların yarısı ve buna isabet eden gecikme zammını, bu maddeyi ihdas eden Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde Hazineye ödedikleri takdirde 359 uncu maddede bu maddeyi ihdas eden Kanunla soruşturma evresi için yapılan etkin pişmanlık düzenlemesinden faydalanabilir. hükmünün yer aldığı anlaşılmıştır. 2. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; hükümlü hakkında yapılan uyarlama yargılaması neticesinde, İstanbul 38. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.01.2024 tarihli ve 2019/477 Esas, 2021/485 Karar sayılı ek kararı ile "...mükellef tarafından tahakkuk edilen vergi borcu/ cezalarının ödediğinin bildirildiği, bu haliyle sanık hakkında 7394 sayılı yasanın 4. maddesi ile 213 sayılı VUK.un 359. maddesine eklenen ek fıkrasındaki etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasının gerektiği..." gerekçesiyle cezasında yarı oranında indirim yapılarak, 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırıldığı, bununla birlikte; 5271 sayılı Kanun’un, 5728 sayılı Kanun ile değişik 231/5. maddesi uyarınca mahkemece hükmolunan iki yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezasına ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için, sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması, mahkemece sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak, yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması ve suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesinin gerekeceği, her ne kadar Mahkemece "...sanığın sicilinde mahkumiyet kaydı nedeniyle yasal koşulları oluşmayan CMK.’nun 231. maddesinde yer alan hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve TCK.’nun 51. maddesinde yer alan cezanın ertelenmesi hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına..." karar verilmiş ise de, adli sicil kaydında bulunan ve silinme koşulları oluşan ilamların, yargılamaya konu suç tarihi itibarıyla verilecek hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yasal engel oluşturmayacağı gözetilerek, adli sicildeki ilamın infaz tarihinin tespiti ile mülga 3682 ve 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu uyarınca silinme koşullarının oluşup oluşmadığı belirlendikten sonra, hükümlünün hukuki durumunun takdir ve tayininin gerekmesi karşısında; itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesi Kanun'a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.02.2024 tarihli ve 2024/92 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.02.2025 tarihinde karar verildi.