Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2024/3208 E. 2025/1666 K. – Mühür Bozma
Konu: Mühür Bozma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/3208
- Karar No
- 2025/1666
- Karar Tarihi
- Konu
- Mühür Bozma
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi EK KARAR TARİHİ : 12.09.2023 SAYISI : 2018/734 E., 2020/467 K. SUÇ : Mühür bozma İNCELEME KONUSU KARAR : Yasaklanmış hakların bulunmadığının tespiti KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Gaziosmanpaşa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.09.2023 tarihli ve 2018/734 Esas, 2020/467 Karar sayılı ek kararına yönelik, Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 02.04.2024 tarihli ve 2024/1323 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.05.2024 tarihli ve KYB-2024/42083 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.05.2024 tarihli ve KYB-2024/42083 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre; Gaziosmanpaşa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/09/2023 tarihli ek kararı ile hükümlünün cezasının adli para cezası olduğu ve 5237 Sayılı Kanun'un 53. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verildiğinden bahisle memnu haklarının iadesine yönelik olarak karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, Dosya kapsamına göre, adı geçen sanığın mühür bozma suçundan almış olduğu mahkûmiyet kaydının 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu'nun 14 ve geçici 2. maddeleri gereğince arşive alınmış olduğu ve aynı Kanun'un 6290 sayılı Kanun ile değişik 12. maddesi gereğince arşive alınma koşullarının oluştuğu tarihten itibaren yasaklanmış hakların geri verildiği tarihe göre arşivden silinme süresi hesaplanacağı ve sanık hakkındaki mahkûmiyet kararında herhangi bir hak yoksunluğu yer almasa da, sanığın mahkûmiyetin doğal neticesi olarak yasaklanan hakların geri verilmesi talebinde bulunabileceği ve hakkındaki adlî sicil arşiv kaydının bulunmasının yasaklanmış hak kavramına dahil olduğu, mahkemesince yapılacak değerlendirmede sanığın daha sonra yeni bir suç işleyip işlemediği incelenerek, hayatını iyi halli olarak sürdürdüğü hususunda kanaate ulaşılması durumunda yasaklanmış hakların geri verilmesi yoluna gidilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE İnceleme konusu dosya değerlendirildiğinde; yasaklanmış hakların geri verilmesi kurumu, yitirilen hak ve ehliyetlerin, koşullarının gerçekleşmesi halinde iyi halli hükümlüye yargı yolu ile geri verilmesini sağlamaktadır. Bu kurum yoluyla ister 5237 sayılı Kanun'dan, isterse özel bir yasadan kaynaklansın, kamu hizmetlerinden yasaklanma, memuriyetten mahrumiyet, seçme ve seçilme hakkından yoksun kılınma, yasal kısıtlılık altında bulundurulma gibi gerek bir mahkumiyetin doğal sonucu, gerekse ceza şeklinde hükmedilen her nevi ehliyetsizliklerin bertaraf edilmesine hukukumuzda bir engel bulunmamaktadır. 5352 sayılı Kanun'a 06.12.2006 tarihli ve 5560 sayılı Kanun'un 38. maddesi ile eklenen 13/A maddesinin birinci fıkrasındaki; "5237 sayılı Türk Ceza Kanun'u dışındaki kanunların belli bir suçtan dolayı veya belli bir cezaya mahkumiyete bağladığı hak yoksunluklarının giderilebilmesi için, yasaklanmış hakların geri verilmesi yoluna gidilebilir" hükmü gereğince, hükümlülük kararında açıkça belirtilmese bile mahkumiyetin doğal neticesi olarak yasaklanan hakların yukarıda bahsedilen maddenin birinci fıkrasındaki koşulların bulunduğuna mahkemece kanaat getirilmesi halinde iadesine karar verilebileceği gözetilerek, yasaklanan haklarının geri verilmesi talebinde bulunan hükümlünün hukuki durumunun, 5352 sayılı Kanun'un 13/A maddesinde belirtilen şartlar ışığında değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi yerine, hükümlünün yasaklanmış herhangi bir hakkının bulunmadığı tespit edilerek talep hususunda karar verilmemesi isabetsizliği karşısında; kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Gaziosmanpaşa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.09.2023 tarihli ve 2018/734 Esas, 2020/467 Karar sayılı ek kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.02.2025 tarihinde karar verildi.