Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2024/3050 E. 2024/10865 K. – Resmi Belgenin

Konu: Resmi Belgenin Düzenlenmesinde Yalan Beyan

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2024/3050
Karar No
2024/10865
Karar Tarihi
Konu
Resmi Belgenin Düzenlenmesinde Yalan Beyan

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/196 E. 2023/433 K. SUÇ : Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İdari Para Cezası verilmesine yer olmadığı Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Resmi belgenin düzenlenmesi sırasında yalan beyan suçunun oluşması için, kişinin açıklamaları üzerine yetkili bir kamu görevlisi tarafından resmi bir belgenin düzenlenmesi ve düzenlenen resmi belgenin, beyanın doğruluğunu ispat edici bir güce sahip olması gerekir. Yalan beyanın tek başına kanıtlama gücünün bulunmadığı, bu beyana rağmen görevlinin, beyan edilen hususların doğruluğunu araştırıp da belgeyi sonra düzenlemesinin gerekli olduğu takdirde, belgeye dayanak oluşturan bilgi yalan beyan olmayıp görevlinin araştırması sonucu ulaştığı bilgi olduğundan yine beyan olunan bilgiler, ilgili memur ya da makamın başkaca araştırma yapmasını, belge incelemesini gerektirirse veya yalan beyan üzerine memurun kandırılamaması neticesinde doğru şekilde belge oluşturulması durumunda anılan suçun oluşmayacağı açıktır. 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun “Kimliği bildirmeme” başlığını taşıyan 40. maddesinin birinci fıkrası “Görevle bağlantılı olarak sorulması halinde kamu görevlisine kimliği veya adresiyle ilgili bilgi vermekten kaçınan veya gerçeğe aykırı beyanda bulunan kişiye, bu görevli tarafından elli Türk Lirası idari para cezası verilir.” hükmünü haiz olup bu kabahat fiili ile 5237 sayılı TCK’nin 206. maddesinde düzenlenen suç arasındaki fark, beyanın resmi belge düzenlenmesi sırasında yapılıp yapılmadığıdır. Kamu görevlisinin, görevi nedeniyle resmi belge düzenlediği sırada yalan beyanda bulunulması halinde TCK’nin 206. maddesi uygulanacaktır. Resmi belge düzenlenmesi sırasında olmayıp da kamu görevinin gereği gibi yerine getirilebilmesi için, kamu görevlisinin göreviyle bağlantılı olarak sorması durumunda, kimliği hakkında gerçeğe aykırı beyanda bulunulması halinde Kabahatler Kanunu'nun 40/1. maddesi uyarınca idari para cezası verilmesi gereklidir. Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Sanık ... 'ın olay tarihi olan 02/03/2016 günü Karaisalı K1 Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü'ne gelerek hükümlü ...'nın kız kardeşi olduğunu ve görüşmek istediğini söylediği, kurum görevlilerinin sanıktan kimliğini istedikleri, sanığın mağdur ... adına düzenlenmiş kimliği kendisine ait olduğunu iddia ederek görevlilere verdiği, görevlilerin yaptıkları kimlik kontrolünde sanık ile suça konu kimlik üzerindeki fotoğrafın birbirine benzemediğini görmeleri üzerine sanığa cezaevi savcılığından izin almasını söyleyerek gönderdikleri, bu sırada görevlilerin durumu cezaevi savcılığına da bildirdiği, cezaevi savcılığınca sanığa izin verilerek gönderildiği, savcılıkça durumun Karaisalı İlçe Emniyet Amirliği görevlilerine de bildirilerek ziyaret sonrası sanığın kimlik tespitinin yapılmasının istendiği, sanığın verilen izin üzerine cezaevine giderek hükümlü ... ile görüştüğü ve görüşme öncesinde cezaevi defterine ... ismi ile hükümlünün kardeşi diye kayıt yaptırdığı, Cezaevine hükümlü ... ile görüşmek için gelen ve hakkında yakalama kararı olduğu için mağdura ait üzerinde herhangi bir tahrifat yapılmayan kimliği kullanan sanığın, kimlikteki fotoğrafa benzemediğinin cezaevi görevlileri tarafından fark edilmesi nedeniyle tutulan tutanakların sanığın gerçek kimlik bilgilerine göre düzenlendiği anlaşıldığından, sanığın eyleminin 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 40/1 maddesinde düzenlenen "kimliği hakkında gerçeğe aykırı beyanda bulunmak" kabahatini oluşturduğu gözetilmeden, resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan hüküm kurulması, Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA; ancak sanığın eylemine uyan 5326 sayılı Kanun’un 40/1 maddesinde öngörülen idari para cezasının miktarına göre, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 20/2-c maddesinde yazılı zamanaşımının, eylemin gerçekleştiği 02.03.2016 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşıldığından ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta CMUK'nin 322 ve Kabahatler Kanunu'nun 24. maddelerinin verdiği yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün bulunduğundan, Kabahatler Kanunu'nun 20/1 maddesi uyarınca sanık hakkında İDARİ PARA CEZASI VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 30.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2024/3050, K. 2024/10865, T. 30.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2024-3050-e-2024-10865-k-9bff051c8b58