Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2024/2820 E. 2024/14403 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2024/2820
Karar No
2024/14403
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2018/5011 Değişik iş Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 25.05.2018 tarihli ve 2018/55290 Soruşturma, 2018/26760 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Bakırköy 3. Sulh Ceza Hakimliğinin 16.07.2018 tarihli ve 2018/5011 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 16.07.2018’de kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 07.02.2024 tarihli ve 2023/30141 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.03.2024 tarihli ve KYB-2024/19603 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.03.2024 tarihli ve KYB-2024/19603 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre; şüphelilerin, müştekiye sattıkları malları teslim etmedikleri halde, teslim ettiklerine dair sahte teslim tutanağı düzenleyip, söz konusu belgeyi müştekinin davacısı olduğu Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/375 esas sayılı dosyasına delil olarak sunduklarının iddia edildiği somut olayda, taraflar arasındaki uyuşmazlığının alım-satım sözleşmesinden kaynaklanan hukuki ihtilaf olduğu gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; Şikayete konu edilen 06/10/2017 tarihli teslim tutanağı başlıklı belge üzerinde gerekli imza ve yazı incelemesinin yapılmadığının anlaşılması karşısında, öncelikle şüphelilerin iddia konusu olaya ilişkin ifadeleri alınıp, mukayeseye esas imza ve yazı örneklerinin alınması, 06/10/2017 tarihli teslim tutanağı başlıklı belge aslının da temin edilerek belge asıllarıyla birlikte gönderilmek suretiyle anılan belge üzerinde yer alan imza ve yazıların kime ait olduklarının tespiti için bilirkişi incelemesi yaptırılması, söz konusu belgenin iddia edildiği şekilde ilgili mahkeme dosyasına sunulup sunulmadığı da araştırılarak, sonucuna göre şüphelilerin hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken, şüphelilerin ifadeleri dahi alınmadan eksik soruşturmaya dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun‘un 160 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. ...“ Şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır. 4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172 nci maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. 5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; balıkçılıkla iştigal eden şikayetçi ile Eska Balıkçılık Ağ ve Ekipmanları Ltd.Şti.'nin yetkilisi olan şüphelilerden ... arasında ağ satın alma sözleşmesi düzenlendiğinin, şikayetçinin sözleşme uyarınca bu şüpheliye çek verdiğinin, bir kısım malların teslim edilmemesini müteakip Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/375 Esas sayılı dosyası kapsamında menfi tespit ve alacak davası açıldığının, görülmekte olan bu davada 06.10.2017 tarihli "Teslim Tutanağıdır" başlıklı bir belge sunulduğunun, suça konu belgede şüphelilerden ...'nin söz konusu malları diğer şüpheli Muhsin Bakar'a teslim ettiğinin belirtildiğinin, bu şekilde bir teslim işleminin bulunmadığının, ibraz edilen belgenin sahte olduğunun, şüphelilerin iştirak halinde hareket ettiklerinin, bununla birlikte; Muhsin Bakar'ın şikayetçi adına malları teslim alma, iş ve işlem yapma yetkisinin de bulunmadığının, diğer şüphelilere karşı kendisini yetkili gibi göstermiş de olabileceğinin iddia edilmesi karşısında; tüm şüphelilerin ifadelerine başvurulması, Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/375 Esas sayılı dava dosyasının getirtilerek incelenmesi, onaylı bir suretinin dosya arasına alınması, suça konu belge aslının dosyaya celbi ile imza ve yazıların kime ait olduğu hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılması, sonucuna göre şüphelilerin hukuki durumlarının takdir ve tayin edilmesi gerekirken; “...müşteki ile şüpheli arasındaki ilişkinin mal alın satım sözleşmesinden kaynaklanan hukuki ihtilaf olduğu..“ şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Bakırköy 3. Sulh Ceza Hakimliğinin 16.07.2018 tarihli ve 2018/5011 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.12.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2024/2820, K. 2024/14403, T. 02.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2024-2820-e-2024-14403-k-2c72c5787e86