Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2023/902 E. 2023/3018 K. – Resmi Belgede
Konu: Resmi Belgede Sahtecilik
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/902
- Karar No
- 2023/3018
- Karar Tarihi
- Konu
- Resmi Belgede Sahtecilik
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkumiyet EK KARAR : Temyiz talebinin reddi 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 311 inci maddesi hükmüne göre, eski hale getirme istemiyle birlikte temyiz talebinde bulunulması halinde, inceleme mercii Yargıtay’ın ilgili dairesi olduğu, sanık müdafii 25.12.2015 tarihli dilekçesi ile eski hale getirme talebinde bulunduğundan Mahkemenin eski hale getirme isteminin reddine dair 04.01.2016 tarihli ek kararı kaldırılıp, sonraki işlemlerin hukuki değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, sanığın yokluğunda verilen hükmün sorgusunda bildirdiği ve aynı zamanda MERNİS adresi olan adresine 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21 inci maddesinin birinci fıkrasına göre tebliğ edilmesi, iade edilmesi halinde aynı maddesinin ikinci fıkrasına göre “MERNİS adres şerhi” düşülerek tebliğ işlemlerinin yeniden yapılması gerekirken doğrudan ikinci fıkraya göre yapılan tebliğ işleminin usulsüz olması nedeniyle sanık müdafii ile sanık vasisinin öğrenme üzerine yaptığı temyiz başvurusunun 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İstanbul Anadolu 36. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.11.2015 tarihli ve 2014/5 Esas, 2015/517 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiin temyizi, sanığın cezaevinden yeni çıkmış olması ve ikamet edinmemiş olması nedeniyle tebligattan haberinin olmadığına, temyiz hakkının verilmesi gerektiğine, ilişkindir. Sanık vasisinin temyizi; bir nedene dayanmamaktadır. III. GEREKÇE 1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesilme halinde, zamanaşımı süresi ilgili suça ilişkin olarak Kanunda belirlenen sürenin en fazla yarısına kadar uzayacağı belirtilmiştir. 3. Her ne kadar gerekçeli karar başlığında suç tarihi 2007 yılı ve sonrası olarak yazılmış ise de; suça konu aracın sanık tarafından harici satım ile devredildiği ve sanık tarafından hangi tarihte satıldığının kesin olarak tespit edilemediği ancak hakkında beraat kararı verilen sanık ...'nin 28.11.2008 tarihinde suça konu araç ile trafik kazası yaptığının anlaşılması karşısında, bu tarihten daha önceki bir tarihte sanık tarafından satılmış olduğu ve suç tarihinin en aleyhe kabulle 28.11.2008 tarihi olduğu ve bu tarihten, temyiz inceleme tarihine kadar, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Anadolu 36. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.11.2015 tarihli ve 2014/5 Esas, 2015/517 Kara sayılı kararına yönelik sanık müdafii ile sanık vasisinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.04.2023 tarihinde karar verildi.