Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2023/3800 E. 2024/5697 K. – Bedelsiz Senedi

Konu: Bedelsiz Senedi Kullanma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2023/3800
Karar No
2024/5697
Karar Tarihi
Konu
Bedelsiz Senedi Kullanma

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2022/2881 Değişik iş SUÇ : Bedelsiz senedi kullanma KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 18.04.2022 tarihli ve 2022/16229 Soruşturma, 2022/28644 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii İzmir 5. Sulh Ceza Hakimliğinin 29.06.2022 tarihli ve 2022/2881 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 29.06.2022’de kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 07.05.2023 tarihli ve 2022/24124 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.07.2023 tarihli ve KYB-2023/60892 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.07.2023 tarihli ve KYB-2023/60892 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla soruşturmanın genişletilmesine karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre, müşteki vekilinin şüpheli ile müvekkilinin bir dönem ortak hayvan alım satım işi yaptıklarını, Deniz Kel ve Zehra Kel isimli şahıslarla hayvan alımı hususunda anlaştıklarını ve hayvan bedeli olarak 155.000,00 Türk lirası bedelli senet aldıklarını, senedin kaybolmaması için şüpheliye kasasında saklaması için verildiğini, senet borçluları olan şahıslar tarafından borcun tamamının ödendiğini, ancak şüpheli şahsın senedi iade etmeyerek müvekkilinin kendisine borcu olduğunu söyleyerek İzmir 25. İcra Dairenin 2021/14226 esas sayılı dosyası ile takip başlatarak bedelsiz senedi kullandığını ifade ederek şikayetçi olması üzerine yapılan soruşturma sonunda, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca, senedin bedelinin ödendiğine dair yazılı belge bulunmadığıdan bahisle kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş ise de, Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 08/06/2020 tarihli ve 2017/31201 esas, 2020/5056 karar sayılı ilâmında yer alan "Bedelsiz senedi kullanma suçunun oluşabilmesi için; sanığın elinde borçlusunca bedelinin tamamı yada kısmen ödenmiş bir senet olmalı ve bunu kısmen veya tamamen ödenmemiş gibi tahsile sokması veya bir başkasına devretmesi gerekmektedir. Borcun bir bölümü ödenmiş ve geri kalan miktar için elinde tuttuğu senedi, tümü veya kalandan fazla miktarı için kullanan sanığın fiili de bedelsiz senedi kullanma suçunu oluşturacaktır." şeklindeki açıklamalar nazara alındığında, şüphelilerin üzerlerine atılı suçun unsurlarının oluşup oluşmadığının net bir şekilde tespit edilebilmesi amacıyla, senet borçlusunun tanık sıfatıyla beyanlarının alınması, İzmir 25. İcra Dairenin 2021/14226 esas sayılı icra takip dosyasının ve olayın aydınlatılmasına yarar, anılan borca ilişkin tüm bilgi ve belgelerin dosyaya temin edilmesi ile dosya inceleme tutanağının düzenlenmesi, şüphelinin savunmasında müştekinin borcuna karşılık cirolayıp verdiğine dair beyanı karşısında suç iddiasına konu senedin bir suretinin dosya arasına alınması sonucuna göre, şüphelinin hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik soruşturmaya dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.“ Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun‘un 160 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. ...“ şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır. 4. Kanun'da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172 nci maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. 5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şikâyetçi ile şüphelinin ortak hayvan alım-satım işi yaptıkları dönemde, sattıkları hayvan karşılığında Deniz Kel ve Zehra Kel tarafından şikâyetçi ... namına yazılmış 155.000,00 TL bedelli bononun teslim alındığının ve şüpheli ... tarafından muhafaza edildiğinin, bonoya ilişkin borcun ödenmesine rağmen iade edilmeyerek, şüpheli tarafından bonoda borçlu ve kefil sıfatıyla imzaları bulunan Deniz Kel ve Zehra Kel ile şikâyetçi ...'ya yönelik icra takibine konulduğunun iddia olunması üzerine başlatılan soruşturma kapsamında şüphelinin ifadesine başvurulduğu, şüphelinin alınan ifadesinde, ticaret yaptıkları tarihte şikâyetçinin kendisine 200.000,00 TL borcu olduğunu ve bu borca karşılık bononun şikâyetçi tarafından ciro edilmek suretiyle kendisine verildiğini beyan etmesi karşısında; Deniz Kel ve Zehra Kel'in beyanlarına başvurulması, bu kişiler tarafından borcun ödenip ödenmediğinin, ödenmiş ise kime ödendiğinin ve buna ilişkin herhangi bir yazılı belgelerinin bulunup bulunmadığının, aynı olaya ilişkin adli makamlara herhangi başvuru yapıp yapmadıklarının açıklığa kavuşturulması, bono aslının getirtilerek incelenmesi, bono arka yüzünde şikâyetçiye ait cironun bulunup bulunmadığının tespit edilmesi, bulunuyor ise isim ve imzanın şikâyetçiye ait olup olmadığının gerekirse bilirkişi incelemesi de yapılmak suretiyle kuşkuya yer bırakmayacak bir biçimde belirlenmesi, icra dosyası getirtilerek onaylı bir suretinin dosya arasına alınması, borca ve imzaya herhangi bir itiraz olup olmadığının tespit edilmesi, şikâyet dilekçesinde bildirilen tanık Sadet Konakbay'ın beyanına başvurulması, sonucuna göre suç vasfının ve şüphelinin hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerekirken, eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. İzmir 5. Sulh Ceza Hakimliğinin 29.06.2022 tarihli ve 2022/2881 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.04.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2023/3800, K. 2024/5697, T. 29.04.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2023-3800-e-2024-5697-k-c3dcdbf27d4b