Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2023/3641 E. 2023/10455 K. – Sahte Fatura

Konu: Sahte Fatura Düzenleme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2023/3641
Karar No
2023/10455
Karar Tarihi
Konu
Sahte Fatura Düzenleme

B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/787 E., 2022/653 K. SUÇ : Sahte fatura düzenleme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz başvurusunun 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Gaziantep 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.11.2014 tarihli ve 2013/90 Esas, 2014/697 Karar sayılı Kararı ile 2009, 2010 ve 2011 yıllarında sahte fatura düzenleme suçundan 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun (213 sayılı Kanun) 359 uncu maddesinin (b) fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca üç kez 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Gaziantep 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.11.2014 tarihli 2013/90 Esas, 2014/697 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 27.04.2022 tarihli ve 2018/1374 Esas, 2022/7462 Karar sayılı kararı ile 7394 sayılı Kanun'un uygulanmasında zorunluluk bulunduğu gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. 3. Bozma üzerine, Gaziantep 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.11.2022 tarihli ve 2022/787 Esas, 2022/653 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, sahte fatura düzenleme suçundan, 213 sayılı Kanun'un 359 uncu maddesinin (b) fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 43, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 4. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özet olarak, mahkemece hüküm tarihi itibarıyla olağanüstü zamanaşımı süreleri dolan ve suç tarihleri 31.12.2009 ve 31.12.2010 olan 2009 ve 2010 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçlarından düşme, hüküm tarihi itibarıyla zamanaşımı süresi dolmayan 2011 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçundan ise mahkumiyet kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden 2009, 2010 ve 2011 yılları için zincirleme sahte fatura düzenleme suçundan mahkumiyet hükmü kurulması nedeniyle bozma görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi, eksik inceleme ve araştırma ile mahkumiyet kararı verildiğine ve re'sen gözetilecek nedenlerle kararın bozulmasına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanık hakkında şehirler arası yük taşımacılığı için tesis ettirdiği mükellefiyet kapsamında 2009, 2010 ve 2011 takvim yıllarında sahte fatura düzenlediği iddiasıyla kamu davası açılmıştır. 2. Sanık savunmasında; 27 E.... plakalı kamyonu 2007 yılında kendi üzerine aldığını, ancak kamyonu ile babasının ilgilendiğini, en son 2007 yılında kamyonun Irak Ülkesine mal götürdüğünü ancak şoförlerinin öldürüldüğünü ve kamyonun da halen Irak'ta olduğunu, sahte fatura düzenlemediğini beyan etmiştir. 3. Vergi tekniği raporunda; sanığın 15.01.2007 tarihinde 27 E... plakalı kamyon ile kara yolu ile şehirler arası yük taşımacılığı yapmak üzere mükellefiyet tesis ettirdiği, mükelleften mal veya hizmet satın alan mükelleflerin Ba bildirimlerine göre 2009 yılında 6 adet belge karşılığında 29.700 TL, 2010 yılında 69 adet belge karşılığında 330.524 TL, 2011 yılında ise 11 adet belge karşılığında 48.100,00 TL mal ve hizmet sattığı, 1993 model bir kamyonla 2010 yılında 330.000 TL tutarında mal veya hizmet satmasının mümkün görünmediği, 2010 yılında 32 adet belge karşılığında 151.922,00 TL tutarında fatura düzenlediği iki firma hakkında, sahte fatura düzenlemek için paravan olarak kurulduklarına dair vergi raporları bulunduğu,mükellefin düzenlediği faturaların sadece karşı mükelleflerin Ba formlarında bildirilen tutarlar kadar olmadığı, sistem üzerinden ulaşılamayan faturaların olmasının da muhtemel olduğu, bu nedenle mükellefiyet kaydının 31.12.2011 tarihi itibarıyla terkin edilmesi gerektiği, bu nedenlerle sanığın mükellefiyet tesis ettirdiği tarihten itibaren düzenlediği tüm faturaların sahte olduğu belirtilmiştir. 4. Mahkeme tarafından Habur Gümrük Müdürlüğüne ve Gümrükler Genel Müdürlüğüne, söz konusu aracın yurda giriş çıkış tarihlerinin sorulması için yazılan yazıya verilen cevapta; söz konusu aracın en son 23.08.2007 tarihinde Süphi Akış tarafından Irak’a çıkarıldığı, aracın yeniden Türkiye’ye girişine ilişkin herhangi bir kaydın bulunmadığı belirtilmiştir. 5. Mahkemece toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek, lehe ve aleyhe yasa karşılaştırılması da yapılmak suretiyle 7394 sayılı Kanun'un lehe olduğu belirlenmiş ve sanık hakkında zincirleme sahte fatura düzenleme suçundan temyize konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur. IV. GEREKÇE A. Tebliğname Yönünden 2010 takvim yılı için suç tarihinin en aleyhe kabulle 31.12.2010 olduğu ve bu tarihten hüküm tarihine kadar olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmediği ve 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7394 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesiyle 213 sayılı Kanun'un 359 uncu maddesine eklenen “Bu maddede düzenlenen suçların birden fazla takvim yılı veya vergilendirme dönemi içinde aynı suç işleme kararının icrası kapsamında işlenmesi halinde, Türk Ceza Kanununun 43 üncü maddesi uygulanır.” fıkrası ve 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin altıncı fıkrasında yer alan “Zamanaşımı, ... zincirleme suçlarda son suçun işlendiği günden, ... itibaren işlemeye başlar” hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, dosya kapsamında toplanan delillere göre, sanığın farklı takvim yıllarındaki eylemleri arasında hukuki veya fiili kesintinin bulunmaması nedeniyle eylemlerin birden fazla takvim yılı içinde aynı suç işleme kararının icrası kapsamında zincirleme şekilde gerçekleştirildiğinin anlaşılması karşısında ve dosya kapsamına göre suç tarihinin en aleyhe kabulle 31.12.2011 olduğu anlaşılmakla, Tebliğname'de (2) numaralı paragrafta belirtilen bozma görüşüne iştirak edilmemiştir. B. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden Sanık hakkında sahte fatura düzenleme suçundan açılan kamu davasında; sanığın savunmasında, 27 E.... plakalı aracın kendisine ait olduğunu ancak suça konu faturaları kendisinin düzenlemediğini beyan etmesi karşısında, maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde belirlenmesi bakımından; 1. Suça konu faturaların ilgili vergi dairelerinden kanaat oluşturacak sayıda temin edilerek sanığa gösterilip yazı ve imzaların kendisine ait olup olmadığının sorulması, kendisine ait olmadığını beyan etmesi halinde, sanığın temin edilecek yazı ve imza örnekleri ile faturalardaki yazı ve imzaların sanığa ait olup olmadığı hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılması, 2. Faturalardaki yazı ve imzaların sanığa ait olmadığının anlaşılması halinde ise; a) Faturaları kullandığı belirlenen mükellefler hakkında karşıt inceleme raporu düzenlenip düzenlenmediğinin ilgili vergi dairesinden sorulması, düzenlenmiş ise onaylı örneklerinin getirtilmesi, b) Aynı mükellefler hakkında dava açılıp açılmadığının araştırılması, dava açılmış ise dosyalarının getirtilip incelenerek ilgili belgelerin onaylı örneklerinin dosyaya alınması, c) Faturaları kullanan şirket yetkilileri veya kişilerin tanık sıfatıyla duruşmaya çağrılarak 5271 sayılı Kanun'un 48 inci maddesi uyarınca çekinme hakları hatırlatıldıktan sonra sözü edilen faturaları hangi hukuki ilişkiye dayanarak kimden aldıkları, sanığı tanıyıp tanımadıkları ve faturaların düzenlenmesi konusunda sanığın bir iştirakinin bulunup bulunmadığının sorulması, Sonucuna göre tüm deliller birlikte tartışılarak sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile mahkûmiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Gaziantep 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.11.2022 tarihli ve 2022/787 Esas, 2022/653 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.12.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2023/3641, K. 2023/10455, T. 19.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2023-3641-e-2023-10455-k-90fea1e4fdd1