Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2022/966 E. 2025/6982 K. – Güveni Kötüye

Konu: Güveni Kötüye Kullanma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2022/966
Karar No
2025/6982
Karar Tarihi
Konu
Güveni Kötüye Kullanma

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/282 E. 2021/160 K. SUÇ : Güveni kötüye kullanma HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanığın üzerine atılı güveni kötüye kullanma suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek yapılan incelemede; Sanığın, .... Ltd. Şti’nin yetkilisi olduğu, katılan şirket ile 24.04.2014 tarihinde finansal kiralama sözleşmesi akdettiği, bu sözleşme gereği, katılan şirketin, kiracı şirkete bir adet GDSP-1200 1200 ton bombe derin sıvama presi teslim ettiği, sözleşmeye aykırılık nedeniyle ... 3. Noterliğinin 06.06.2014 tarih ve 18284 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile sanığa borcunu ödemesi, ödemediği taktirde sözleşmenin feshedileceğinin bildirildiği, ancak sanığın süresinde ödemenin yapılmadığı, bu nedenle İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/460 değişik iş sayılı kararıyla kiralanan malın katılan şirkete ihtiyati tedbir yolu ile teslimine karar verildiği, kararın infazı için aracın bulunduğu adrese gidildiğinde başka bir şahsa ait firmanın faal olduğunun belirlendiği, sanığın bu suretle finansal kiralamaya konu malı katılan şirkete iade etmeyerek basit güveni kötüye kullanma suçunu işlediği iddia ve kabul olunan somut olayda; Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanık müdafinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak; 1)Sanığın savunması, katılan şirket vekilinin beyanları ve tüm dosya kapsamından, finansal kiralama sözleşmesinin tarafı olan şirketi temsile yetkili sanığın, suça konu malı ticari bir işletmenin faaliyeti çerçevesinde kiralamış olduğunun anlaşılması karşısında; eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 155/2. maddesinde düzenlenen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması, 2)Kabule göre de; sanığa yüklenen ve 5237 sayılı Kanun'un 155/1. maddesinde düzenlenen “güveni kötüye kullanma” suçunun takibinin şikayete bağlı olduğu ve sanığa ihtarnamenin 11.06.2014 tarihinde tebliğ edildiği, ihtarnamede belirtilen sürenin bitim tarihi olan 13.08.2014 tarihinde sanık tarafından kiralanan ürünün teslim edilmediği, bu nedenle 13.08.2014 tarihinin suç tarihi olarak kabulünün gerektiği, katılan vekilinin ise 5237 sayılı Kanun'un 73.maddesinde düzenlenen 6 aylık şikayet süresi geçtikten sonra 05.03.2015 tarihinde suç duyurusunda bulunduğu anlaşılmakla; şikayetin süresinde yapılmaması nedeniyle sanık hakkında açılan davanın 5237 sayılı Kanun'un 73. maddesi ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. fıkrası uyarınca düşmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yargılamaya devamla mahkumiyet kararı verilmesi, Yasaya aykırı, sanık müdafinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, aynı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca ceza süresi ve miktarı bakımından kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.06.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2022/966, K. 2025/6982, T. 11.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2022-966-e-2025-6982-k-eef4adaed29b