Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2022/8627 E. 2023/9262 K. – Hizmet Nedeniyle
Konu: Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/8627
- Karar No
- 2023/9262
- Karar Tarihi
- Konu
- Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma
K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/666 E., 2015/426 K. SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Çorlu 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.06.2015 tarihli ve 2014/666 Esas, 2015/426 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 155 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 1 yıl hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, temyiz edilmeksizin 16.10.2015 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 29.06.2022 tarihli ve 2021/28812 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.10.2022 tarihli ve KYB-2022/105932 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.10.2022 tarihli ve KYB-2022/105932 sayılı sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 05/02/2018 tarihli ve 2014/10377 esas, 2018/340 karar sayılı ilamındaki "...Muhasebeci ve mali müşavirlerin, 5786 sayılı Kanun ile değişik 3568 sayılı Kanunun 2. maddesinde belirtilen görevleri arasında SGK prim borcu yatırmak olmadığı ayrıca,Türkiye ... Muhasebeciler Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliğinin Mecburi Meslek Kararlarına ilişkin 26/01/1996 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 1996/1 sayılı genelgesinin 1. maddesinde yer alan “meslek mensupları,müşteri adına üçüncü kişilere ödeme yapmak üzere her ne isim altında olursa olsun mali değerler alamazlar” şeklindeki hükmü nazara alınarak, ... muhasebeci mali müşavir olan sanığın, mağdurun yetkilisi olduğu...Trz. Tic. İth. İhr. Ltd. Şirketinin SGK'ya olan prim borçlarını yatırmak üzere aldığı paraları yatırmayarak mal edindiği iddia ve kabul olunan somut olayda; eyleminin görevi kapsamında olmayıp suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK'nın 155/1. maddesindeki takibi şikayete bağlı olan “güveni kötüye kullanma” suçunu oluşturacağı ve mağdur ...un şikayetçi olmadığının anlaşılması karşısında sanık hakkında düşme kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi,...BOZULMASINA..." şeklindeki açıklamalar nazara alındığında, Somut olayda, ... muhasebeci mali müşavir olan sanığın muhasebecisi olduğu Bilgi Yapı Sitesi apartman görevlisinin sigorta primlerini kendisine ödeme yapılmasına rağmen SGK'ya yatırmaması şeklindeki eylemi nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 155/2. maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmiş ise de; atılı eylemin anılan Kanun'un 155/1. maddesinde düzenlenen güveni kötüye kullanma suçunu oluşturacağı gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilerek fazla ceza tayininde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5237 sayılı Kanun’un güveni kötüye kullanma başlıklı 155 nci maddesi; "(1) Başkasına ait olup da, muhafaza etmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere zilyedliği kendisine devredilmiş olan mal üzerinde, kendisinin veya başkasının yararına olarak, zilyedliğin devri amacı dışında tasarrufta bulunan veya bu devir olgusunu inkar eden kişi, şikayet üzerine, altı ... iki yıla kadar hapis ve adlî para cezası ile cezalandırılır. (2) Suçun, meslek ve sanat, ticaret veya hizmet ilişkisinin ya da hangi nedenden doğmuş olursa olsun, başkasının mallarını idare etmek yetkisinin gereği olarak tevdi ve teslim edilmiş eşya hakkında işlenmesi halinde, bir yıldan yedi yıla kadar hapis ve üçbin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur." Şeklinde düzenlenmiştir. 2. 3568 sayılı ... Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu'nun 2 nci maddesinin (A) fıkrası ile 03.01.2009 tarih ve 20391 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren ... Muhasebeci Mali Müşavir ve Yeminli Mali Müşavirlerin Çalışma Usul ve Esasları Hakkındaki Yönetmelik hükümleri uyarınca ... muhasebeci mali müşavirlerin görevleri; gerçek ve tüzelkişilere ait teşebbüs ve işletmelerin, genel kabul görmüş muhasebe prensipleri ve ilgili mevzuat hükümleri gereğince defterlerini tutmak, bilanço, kar-zarar tablosu ve beyannameleri ile diğer belgelerini düzenlemek ve benzeri işleri yapmak, muhasebe sistemlerini kurmak, geliştirmek, işletmecilik, muhasebe, finans, mali mevzuat ve bunların uygulamaları ile ilgili işlerini düzenlemek veya bu konularda müşavirlik yapmak, belirtilen konularda belgelerine dayanılarak, inceleme, tahlil, denetim yapmak, mali tablo ve beyannamelerle ilgili konularda yazılı görüş vermek, rapor ve benzerlerini düzenlemek, tahkim, bilirkişilik ve benzeri işler ile ilgili mevzuatın öngördüğü işler ve resmî mercilerce belirlenecek işleri yapmak olarak belirlenmiştir. 3. Türkiye ... Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliğinin 26.01.1996 tarih ve 22535 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Emanet Para Makbuzu ile İlgili Mecburi Meslek Kararlarına İlişkin 1996/1 sayılı Genelgesinde; "meslek mensupları müşteri adına üçüncü kişilere (Vergi Dairesi, SSK, Bağ-Kur ve benzeri kurumlara) ödeme yapmak üzere her ne isim altında olursa olsun, mali değerler (Para, Çek, Senet, Menkul Değerler ve benzerlerini) alamazlar." hükmüne yer verilmiştir. 4. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; suç tarihinde katılanın yöneticisi olduğu Bilge Yapı Sitesinin mali müşavirliğini yürüten sanık ...'ın, site görevlisi ...'ın sigortalılık primlerinin Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına yatırılması amacıyla kendisine ödenen parayı Kuruma yatırmadığının iddia ve kabul olunduğu olayda; görevi kapsamında olmadığı halde katılanla aralarındaki güven ilişkisine dayalı olarak kendisine tevdi ve teslim edilen para üzerinde katılanın bilgi ve rızası dışında tasarrufta bulunarak, bu devir olgusunu inkar eden sanığın eyleminin, 5237 sayılı Kanun'un 155 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen güveni kötüye kullanma suçuna vücut vereceği gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek sanık hakkında aynı maddenin ikinci fıkrası uyarınca hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan mahkûmiyet hükmü kurulması Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Çorlu 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.06.2015 tarihli ve 2014/666 Esas, 2015/426 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.12.2023 tarihinde karar verildi.