Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2022/416 E. 2023/7286 K. – Dolandırıcılık
Konu: Dolandırıcılık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/416
- Karar No
- 2023/7286
- Karar Tarihi
- Konu
- Dolandırıcılık
B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/392 E., 2021/117 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Sanıklar müdafileri ve sanık ... TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık ...'in temyizi yönünden, sanığın yüzüne karşı tefhim edilen 09.03.2021 tarihli kararın, sanık tarafından 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süreden sonra 17.03.2021 tarihli dilekçe ile temyiz edildiği, hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmıştır. Sanıkların müdafileri tarafından yapılan temyiz isteklerinin incelenmesinde; sanıklar hakkında bozma üzerine dolandırıcılık suçundan kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. ... 17. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.02.2014 tarihli ve 2012/979 Esas, 2014/59 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesi ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl hapis cezası ve 60.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. ... 17. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.02.2014 tarihli, 2012/979 Esas, 2014/59 Karar sayılı kararının, sanık ... müdafi ve sanıklar ... ve ... tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin, 12.06.2017 tarihli ve 2017/12638 Esas, 2017/14376 Karar sayılı ilâmıyla; "Sanıklara yüklenen dolandırıcılık suçu nedeniyle, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34.maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. ve 254. madde fıkraları gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun takdir ve tayini zorunluluğu," Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 3. Bozma sonrası ... 17. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.09.2021 tarihli, 2017/392 Esas, 2021/117 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesi ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl hapis cezası ve 60.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ... müdafinin temyizi; sanık ...'ın atılı suçu işlemediğine, almış olduğu cezanın fazla olduğuna, Sanık ... müdafinin temyizi; hükmün usul ve yasaya aykırı olduğuna, eylemin hukuki ihtilaf boyutunda kaldığına hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, Sanık ... müdafinin temyizi; sanık ...'nin atılı suçu işlemediğine, hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Katılan ...'nin ... ilçesi ... adresinde ... Gayrimenkul adı altında kızı katılan ... ile birlikte gayrimenkul danışmanlığı yaptıklarını, kendilerine gayrimenkul almak için gelen ... ve ...isimli kişilere sanıklardan ... aracılığı ile sanıklar ... 'in üzerine kayıtlı bulunan... ilçesi ...mevkiinde G22 , B11, C2A pafta 7785 ada 11 parselde kayıtlı olan gayrimenkulü aracılık yaparak ... ve ...adına satın almak istediklerini ve bu nedenle sanık ...'in söz konusu hesap numarasına önce 15.000,00 TL sonra 126.500,00 TL olmak üzere toplam 141.500,00 TL parayı gönderdiklerini, gayrimenkulün bedelinin geri kalan bölümünün tapu devir işlemlerinin tamamlanması sonrasında verileceği konusunda anlaşma yaptıklarını, ancak sanıkların birlikte suç işleme iradesi ile hareket ederek katılanların müşterisi olan ... ve ...'a söz konusu gayrimenkulün satışının yapılacağı konusunda güven tesis etmek için sanık ... tarafından resmi işlemlerin yapılabilmesi için tapuda gerekli resmi başvuruların yapıldığını, (12.12.2011 tarih ve saat 11:32:46'da) ancak söz konusu gayrimenkulün satışının yapılacağı gün sanık ...'in diğer sanık ... 'e verdiği iddia olunan vekaleti iptal ettiğini (azilnamenin 12.12.2011 tarih saat 12:36 'da düzenlendiği, 126.000 TL 'nin havalesinin de aynı gün saat 11:51:13'de olduğunu) gerekçesi ile satışın yapılmasından vazgeçildiğini, ... ve ...'ın katılanlara güvenerek söz konusu parayı havale etmeleri nedeniyle katılanlardan ...'nin ... ve ...'ın söz konusu olay nedeniyle uğramış oldukları zararı giderdiğini, sanıkların bu şekilde atılı dolandırıcılık suçunu işlediklerinden bahisle kamu davası açıldığı anlaşılmıştır. 2. Sanıkların üzerlerine atılı suçlamayı kabul etmedikleri, birbirlerini suçlayıcı şekilde savunma yaptıkları belirlenmiştir. 3. Mahkemesince, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilmiştir. 4. Sanıkların üzerine atılı dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenmiştir. 5. Mahkemesince sanıklar hakkında dolandırıcılık suçunun sübut bulduğu kabul edilerek temyiz incelemesine konu mahkumiyet hükümleri kurulmuştur. IV. GEREKÇE A. Sanık ... Tarafından Yapılan Temyiz Talebinin İncelenmesinde Sanık ...'in yüzüne karşı tefhim edilen 09.03.2021 tarihli kararın, sanık tarafından 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süreden sonra 17.03.2021 tarihli dilekçe ile temyiz edilmesi nedeniyle temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. B. Sanıkların Müdafileri Tarafından Yapılan Temyiz Taleplerinin İncelenmesinde 1. ... 17. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.03.2021 tarihli, 2017/392 Esas, 2021/117 Karar sayılı kararında, katılanlar ve tanık beyanları, sanıkların savunmaları, uzlaşmanın sağlanamadığına dair rapor, banka kayıtları ile dosya kapsamından sanıklara atılı suçun sübut bulduğu anlaşılmakla, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. V. KARAR A. Sanık ... Tarafından Yapılan Temyiz Talebinin İncelenmesinde Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 17. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.03.2021 tarihli ve 2017/392 Esas, 2021/117 Karar sayılı kararına yönelik sanık ...'nin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanıkların Müdafileri Tarafından Yapılan Temyiz Taleplerinin İncelenmesinde Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 17. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.03.2021 tarihli ve 2017/392 Esas, 2021/117 Karar sayılı kararında sanıkların müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıkların müdafilerinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.10.2023 tarihinde karar verildi.