Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2022/1380 E. 2022/20562 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/1380
- Karar No
- 2022/20562
- Karar Tarihi
KARAR Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 23.11.2021 tarih ve 2021/22036 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 31.12.2021 tarih ve KYB-2021/144807 sayılı ihbarname ile; Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma ve hırsızlık suçlarından sanık ... hakkında yapılan yargılama sonunda, kamu davasının uzlaşma nedeniyle düşürülmesine dair İstanbul 45. Asliye Ceza Mahkemesinin 02/07/2020 tarihli ve 2019/172 esas, 2020/207 sayılı kararının "1-Sanığın eyleminin tek fiil olduğu ve bu suretle, tek olan eylem sonucunda katılana karşı hem hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma hem de hırsızlık suçunun işlenmesi karşısında, bir fiil ile birden fazla farklı suçun oluşmasına sebebiyet veren sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 44. maddesi uygulanarak, sadece hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hırsızlık suçundan da uzlaşma nedeniyle düşme kararı verilmesinde, 2-Kabule göre de; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun "Mahkeme tarafından uzlaştırma" başlıklı 254. maddesinde yer alan; "(1) Kamu davası açıldıktan sonra kovuşturma konusu suçun uzlaşma kapsamında olduğunun anlaşılması halinde, kovuşturma dosyası, uzlaştırma işlemlerinin 253 üncü maddede belirtilen esas ve usûle göre yerine getirilmesi için uzlaştırma bürosuna gönderilir. (2) Uzlaşma gerçekleştiği takdirde, mahkeme, uzlaşma sonucunda sanığın edimini def’aten yerine getirmesi halinde, davanın düşmesine karar verir. Edimin yerine getirilmesinin ileri tarihe bırakılması, takside bağlanması veya süreklilik arzetmesi halinde; sanık hakkında, 231 inci maddedeki şartlar aranmaksızın, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilir. Geri bırakma süresince zamanaşımı işlemez. Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildikten sonra, uzlaşmanın gereklerinin yerine getirilmemesi halinde, mahkeme tarafından, 231 inci maddenin onbirinci fıkrasındaki şartlar aranmaksızın, hüküm açıklanır." şeklindeki düzenlemeler karşısında, dosyada mevcut 29/06/2020 tarihli uzlaştırma raporuna göre, sanık ile katılanın 7.500,00 Türk lirasını 03/08/2020 tarihinde, 1.500,00 Türk lirasını 28/09/2020 tarihinde, 1.500,00 Türk lirasını 28/10/2020 tarihinde, 1.500,00 Türk lirasını 28/11/2020 tarihinde, 1.500,00 Türk lirasını 28/12/2020 tarihinde, 1.500,00 Türk lirasını 28/01/2021 tarihinde ödenmesi şartıyla uzlaştıkları anlaşılmakla, edimin yerine getirilmesinin ileri tarihe bırakılması nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde düşme kararı verilmesinde isabet görülmediğinden" bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, bozulması istenilmiş olmakla, Dosya incelendi, gereği görüşüldü: İncelenen dosya içeriğine göre; taraflar arasında uzlaşmanın sağlandığından bahisle, sanık hakkındaki kamu davasının düşmesine karar verilmesine dair İstanbul Anadolu 45. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.07.2020 tarihli, 2019/172 Esas ve 2020/207 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekili tarafından sunulan 16.06.2021 tarihli dilekçenin istinaf dilekçesi mahiyetinde olduğu ve mahallinde değerlendirilmesinin gerektiği, talebe konu hükmün usulüne uygun olarak kesinleşmediği, bu haliyle kanun yararına bozma konusu yapılamayacağı anlaşılmakla; ihbarnamedeki bozma isteminin CMK’nin 309. maddesi uyarınca REDDİNE, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 19.12.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.