Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2022/10357 E. 2025/1782 K. – Resmi Belgede
Konu: Resmi Belgede Sahtecilik
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/10357
- Karar No
- 2025/1782
- Karar Tarihi
- Konu
- Resmi Belgede Sahtecilik
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/48 E., 2022/483 K. SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 21.06.2011 tarihli ve 2011/6-94 Esas, 2011/133 Karar sayılı kararı uyarınca; mahkumiyete ilişkin hükmün Özel Daire tarafından onandığı tarih ile bu karara yönelik Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının Yargıtay Ceza Genel Kurulunca kabul edildiği tarih arasında geçen sürenin dava zamanaşımının hesaplanmasında göz önünde bulundurulmaması gerektiğinin kabulü zorunludur. Ancak itirazın kabulü üzerine dosyanın derdest hale gelmesi nedeniyle yargılamaya devam edildiğinde ise; Ceza Genel Kurulu'nca itirazın kabulü tarihinden itibaren geçerli olmak üzere süre işlemeye devam edeceğinden dava zamanaşımının buna göre hesaplanması gerektiği yönündeki açıklama nazara alınarak; Yargıtay (Kapatılan) 21. Ceza Dairesinin 2015/7765 Esas -2016/3545 Karar sayılı DÜZELTİLEREK ONAMA ilamının tarihi olan 19.04.2016 tarihi ile ; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 11/11/2021 tarih KD - 2021/96990 Karar Düzeltme sayılı İTİRAZ talebi üzerine verilen,Yargıtay 11. Ceza Dairesi'nin 2021/41269 Esas -2021/11754 Karar sayılı İTİRAZIN KABULÜ ile BOZMA ilamının tarihi olan 07.12.2021 tarihi arasında zamanaşımının durmuş olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Gerekçeli karar başlığında "19.04.2010" şeklinde yanlış yazılan suç tarihinin,suç konusu çekin bankaya ibraz edildiği tarih olan "26.02.2010" olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür. Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanığın diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak; Sanığın tekerrüre esas alınan Konya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/421 Esas, 2008/1175 Karar sayılı kararının yapılan UYAP kontrolünde, Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 23.09.2014 tarihli, 2014/28613 Esas, 2014/21763 Karar sayılı ilamı ile onanmak suretiyle kesinleştiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 08.04.2008 tarih ve 57/74 E. K. sayılı kararında da vurgulandığı üzere ve 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesine göre, suç tarihinden sonra kesinleşen ilamın tekerrüre esas alınamayacağı dikkate alınarak, sanık hakkında, suç tarihinden sonra kesinleşen ilamın tekerrüre esas alınması, Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından TCK'nin 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkartılarak yerine " Konya 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2003/310 Esas ve 2003/791 Karar sayılı mahkûmiyet hükmü tekerrür oluşturduğundan, TCK'nin 58/6-7. maddeleri uyarınca verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetim serbestlik tedbirinin uygulanmasına" cümlesinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aleyhe temyiz bulunmadığından, 1412 sayılı CMUK'nin 326/son ve 5275 sayılı Kanun'un 108/2. maddeleri gereğince koşullu salıverilmeye eklenecek sürenin, hatalı uygulama sonucu hükümde gösterilen ilam nedeniyle koşullu salıverilmeye eklenecek süreden fazla olamayacağı hususunun infaz aşamasında gözetilmesine, 11.02.2025 tarihinde karar verildi.