Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/576 E. 2023/10337 K. – Resmi Belgede

Konu: Resmi Belgede Sahtecilik

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/576
Karar No
2023/10337
Karar Tarihi
Konu
Resmi Belgede Sahtecilik

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/671 E., 2016/105 K. SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Kayseri 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.02.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. 2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/92602 sayılı tebliğnamesi ile a) eksik inceleme ile mahkûmiyet kararı verilmesi, b) sanığın tekerrüre esas alınan kararının, dosyaya konu suç tarihinden sonra 09.07.2015 tarihinde kesinleşmiş olması sebebiyle tekerrüre esas alınamayacağının gözetilmemesi, sebebiyle bozulması talebi ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği, mağduriyetinin giderilmesine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Sanık .....ın...Açık Ceza İnfaz kurumunda hükümlü olarak bulunduğu sırada talebi doğrultusunda denetimli serbestlik kararı uygulanmak suretiyle tahliye edilmesi, ancak denetim programını iki kez ihlal etmesi sonucu denetimli serbestlik kararının kaldırılması, sanığın 02.06.2015 tarihinde, dava konusu tıbbi rapor başlıklı 25.05.2015 tarihli belgeyi infaz hakimliğine ibraz ederek denetimli serbestlik kararının kaldırılmasına itiraz etmesi, İnfaz hakimliğinin dava konusu belgenin gerçekliğini araştırmak amacıyla...Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanelerine dava konusu belgenin yetkili doktor tarafından düzenlenip düzenlenmediğini sorması, müzekkere ile belgedeki doktor imzasının sahte olduğu, belgenin ilgili doktor tarafından düzenlenmediği cevabı verilmesi üzerine infaz hakimliğinin ihbarı ile başlayan soruşturmada, sanığın resmi belgede sahtecilik suçundan cezalandırılması talep edilmiştir. 2. Sanık suçu ikrar etmiştir. 3....Kriminal Polis Laboratuvarının 22.12.2015 tarihli raporunda inceleme konusu belgenin üzerinde bulunması gereken şekli unsurları ihtiva ettiğinden muteber bir belge olarak kabul olunup bu yönde işlem göreceği cihetle aldatma kabiliyetini haiz olduğu kanaatine varılmıştır. 4. 02.06.2015 tarihinde İnfaz Hakimliği'ne ibraz edilen dilekçe ekinde bulunan dava konusu tıbbı rapor başlıklı belgenin gerçek olup olmadığının re'sen araştırılmadığı, yasadan kaynaklanan bir zorunluluk ya da mutat bir araştırmanın söz konusu olmadığı belirlenmiştir. IV. GEREKÇE Düzenlenen sahte resmi belgenin 02.06.2015 tarihinde infaz hakimliğine ibraz edilerek kullanılması karşısında suç tarihinin 02.06.2015 olduğu belirlenerek yapılan incelemede, 1. İnfaz hakimliğinin veya denetimli serbestlik bürosunun yasadan kaynaklı dava konusu belgenin gerçekliğini araştırma yükümlüğü bulunmaması karşısında tebliğnamedeki bozma isteyen (1) nolu görüşe iştirak edilmemiştir. 2. 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. 3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.Ancak 4. Sanığın tekerrüre esas alınan...5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 2014/823 Esas, 2015/519 Karar sayılı kararının suç tarihinden sonra 09.07.2015 tarihinde kesinleştiğinin anlaşılması karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca söz konusu ilamın tekerrüre esas alınamayacağı, sanığın adli sicil kaydında yer alan ve daha ağır bir cezayı içeren...1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/294 Esas, 2013/242 Karar sayılı 1 yıl 2 ay 17 gün hapis cezası ile mahkûmiyet kararının tekerrüre esas alınması gerektiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen tekerrür uygulaması dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle...7.Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.02.2016 tarihli ve 2015/671 Esas, 2016/105 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hüküm fıkrasından 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkartılarak yerine " Sanığın,...1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/294 Esas, 2013/242 Karar sayılı 1 yıl 2 ay 17 gün hapis cezasına ilişkin hükümlülüğünün tekerrüre esas olduğu anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları uyarınca verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aleyhe temyiz bulunmadığı gözetilerek, 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası ve 5275 sayılı Kanun'un 108 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince koşullu salıverilmeye eklenecek sürenin, hatalı uygulama sonucu hükümde gösterilen ilam nedeniyle koşullu salıverilmeye eklenecek süreden fazla olamayacağı hususunun infaz aşamasında gözetilmesine, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.12.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/576, K. 2023/10337, T. 18.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-576-e-2023-10337-k-ddf4f8489a90