Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/55 E. 2023/7308 K. – Resmi Belgenin
Konu: Resmi Belgenin Düzenlenmesinde Yalan Beyan
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/55
- Karar No
- 2023/7308
- Karar Tarihi
- Konu
- Resmi Belgenin Düzenlenmesinde Yalan Beyan
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/1064 E., 2015/598 K. SUÇ : Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Sanıklar TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Birecik 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.10.2015 tarihli ve 2014/1064 Esas, 2015/598 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 206 ncı maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanıkların temyiz isteği, haklarında lehe hükümlerin uygulanmaması nedeniyle kurulan hükümlerin bozulması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Olay tarihinde yapılan motorlu taşıtlar sürücü adayı sınavına, sanık ...'un yerine sanık ...'nın girdiğinin tespit edilmesi nedeniyle sanıklar hakkında üzerilerine atılı suçu işledikleri iddiası ile kamu davası açılmıştır. 2. Sanıklar savunmalarında suçlamaları kabul etmişlerdir. 3. Yapılan sınavda gözetmen olarak görev alan, tutanak altında imzası bulunan ve tanık olarak beyanına başvurulan B. B, sınav sırasında durumu fark edemediklerini, sınav bittikten sonra ve evrak kendilerine teslim edildikten sonra durumun müfettiş kontrolünde anlaşıldığını beyan etmiştir. 4. Mahkemece, sanıkların üzerlerine atılı suçu işlediklerinin tüm dosya kapsamı ile sabit olduğu şeklindeki gerekçe ile haklarında temyize konu mahkumiyet hükümleri kurulmuştur. IV. GEREKÇE 1. Suç tarihinde, sanık ...'nın, sanık ...'un isteği üzerine onun yerine motorlu taşıtlar sürücü adayı sınavına girdiği, cevap kağıdını sanık ... adına imzalayıp işaretledikten sonra cevap kağıdının salon başkanına teslim edildiği, salon başkanı ve gözetmen tarafından imzalandıktan sonra durumun fark edildiği, tanık B.B'nin de sınav esnasında durumu fark etmediklerini ve müfettiş kontrolü yapıldığında durumun anlaşıldığını söylemesi karşısında; sanıkların eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinde düzenlenen resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan hükümler kurulması yasaya aykırı, 2. Kabule göre de; a) hüküm fıkralarında sanıklar hakkında teşdit uygulandığı belirtilmesine karşın alt sınırdan uzaklaşılmadan ceza tayin edilmesi suretiyle çelişkiye düşülmesi, b) 24.10.2019 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 23 ve 24 üncü maddeleri ile düzenlenen 5271 sayılı Kanun'un 250 nci ve 251 inci maddelerindeki "Seri Muhakeme Usulü” ve “Basit Yargılama Usulü"nün uygulanmasıyla ilgili olarak, 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle 5271 sayılı Kanun'a eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendi ile "01.01.2020 tarihi itibariyle kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz" şeklinde sınırlama getirilmiş ise de; hükümden sonra, 16.03.2021 tarih ve 31425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin basit yargılama usulü yönünden; 02.08.2022 tarih ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış” ibaresinin seri muhakeme usulü yönünden Anayasa’ya aykın bulunarak iptal edilmiş olması karşısında, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Birecik 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.10.2015 tarihli ve 2014/1064 Esas, 2015/598 Karar sayılı kararına yönelik sanıkların temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, sanıkların CMUK'nin 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı yönünden kazanılmış haklarının saklı tutulmasına Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.10.2023 tarihinde karar verildi.