Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/39748 E. 2024/1837 K. – Dolandırıcılık

Konu: Dolandırıcılık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/39748
Karar No
2024/1837
Karar Tarihi
Konu
Dolandırıcılık

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2019/2854 E., 2019/2475 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İstanbul Anadolu 15. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.02.2019 tarihli ve 2018/144 Esas, 2019/49 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 1 yıl hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18 Ceza Dairesinin 03.04.2019 tarihli ve 2019/2854 Esas, 2019/2475 Karar sayılı kararı ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması suretiyle sanık hakkında beraat kararı verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz talebi, sanığın atılı suçu işlediğine ilişkindir. III.OLAY VE OLGULAR 1. Sanığın, tanık ... tarafından kendisine nakit borcu sebebiyle verilen davaya konu bonoya katılanın ismi ve imzasını atarak sahteleştirdiği bonoyu tanık ve katılan aleyhine icra takibine koymak suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediği iddiası ile dava açılmıştır. 2. İlk derece mahkemesi sanığın atılı suçu işlediği kabulü ile basit dolandırıcılık suçundan mahkûmiyetine karar vermiştir. 3. Bölge Adliye Mahkemesi dolandırıcılık suçunun unsurlarının oluşmadığı gerekçesi ile duruşma açmaksızın sanığın beraatine karar vermiştir. IV.GEREKÇE 1. Sanığın sahte bonoyu icra dairesinde takibe koyduğu iddia olunan olayda, İlk Derece Mahkemesi tarafından sanık hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan mahkûmiyet hükmü ile ilgili istinaf incelemesini yapan Bölge Adliye Mahkemesince eylemin sübutu halinde 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde düzenlenen "kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık" suçlarını oluşturup oluşturmadığına ilişkin delillerin takdirinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmek üzere dosyanın bozularak ilk derece mahkemesine gönderilmesi gerekirken bu hususun göz ardı edilmesi, 2. Kabule göre, İlk Derece Mahkemesi tarafından sanık hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan mahkûmiyet hükmü ile ilgili istinaf incelemesini yapan Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmadan dosya üzerinden yapılan incelemede, ilk derece mahkemesinin olaya ilişkin kabulünde delillerin yeniden takdiri suretiyle yeni bir hüküm kurularak 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesi (a) fıkrası gereği beraat kararı verilmesinin, 5271 sayılı Kanun'un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamına girmediği ve bu hususlarla ilgili değerlendirmenin aynı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendine göre duruşma açılmak suretiyle yapılması gerektiği gözetilmeden dosya üzerinden yapılan inceleme ile beraat kararı verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, katılan vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin 03.04.2019 tarihli ve 2019/2854 Esas, 2019/2475 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, üye ...'ın dava dosyasının gönderileceği mercii yönünden değişik gerekçesi ile sair yönlerden oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.02.2024 oybirliği ile karar verilmiştir. DEĞİŞİK GEREKÇE Somut olayda görevsiz mahkemece verilen mahkumiyet hükmü Bölge Adliye Mahkemesince incelenip "eylemin sübutu halinde 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde düzenlenen kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmadığına ilişkin delillerin takdirinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmek üzere dosyanın bozularak ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi" gerekirken mahkumiyet hükmü kaldırılarak beraat kararı verilmiştir. Göreve ilişkin Yargıtay bozma kararına Bölge Adliye Mahkemesinin direnmesi mümkün olmadığı gibi daha önce ortadan kaldırdığı ilk derece mahkemesinin kararını tekrar bozması yada ilk derece mahkemesine görevsizlik kararı verme olanağıda bulunmamaktadır. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yargıtay kararının gönderileceği merci başlıklı 304. Maddenin 3. Fıkrasında "Hüküm, mahkemenin hukuka aykırı olarak kendisini görevli veya yetkili görmesinden dolayı bozulmuşsa, Yargıtay aynı zamanda dosyayı görevli veya yetkili mahkemeye gönderir." düzenlemesine yer verildiği de dikkate alındığında Yargıtay bozma kararının içeriğine göre dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesi gerektiği düşüncesindeyim. 20.02.2024

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/39748, K. 2024/1837, T. 20.02.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-39748-e-2024-1837-k-c1aa94df46ae