Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/35969 E. 2024/12879 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/35969
- Karar No
- 2024/12879
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/219 E., 2020/167 K. HÜKÜMLER : Beraat, mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: A) Nitelikli Dolandırıcılık Suçu Yönünden: Katılan şirketin ortağı ve temsilcilsi olan sanığın, katılan şirketin borçlusunun borcunu ödeyememesi sonrasında borçlu yakınlarından borca karşılık aldığı çekleri şahsı adına tahsil edip makbuz ve ibraname düzenlemesine rağmen şirket hesabına aktarmadığı ve uhdesinde tuttuğu iddia ve kabul edilen olayda; sanığın eylemlerinin tek fiil olarak kabul edilip, sadece hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan hüküm kurulması gerekirken, eylemin ikiye bölünerek dolandırıcılık suçundan ayrıca karar verilmesi, B)Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma Suçu Yönünden: Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanık müdafiinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanığın üzerine atılı hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253 ve 254. maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek yapılan incelemede; 1.Sanık hakkında benzer suçlardan davaların açıldığı, verilen mahkûmiyet hükümlerinin Dairemizin 05.11.2024 tarihli 2022/9706 Esas ve 2022/5489 Esas sayılı ilamları ile beraat hükmünün yine Dairemizin 05.11.2024 tarihli 2021/21220 Esas sayılı ilamı ile bozulmasına karar verildiği, işbu dosyaya konu iddianame tarihinin 07.04.2011 olduğu ve diğer dosyalarda yer alan iddianame tarihlerinin hukuki kesinti oluşturmadığı nazara alınarak temyiz incelemesine konu dosya ile bu dosyanın arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğunun anlaşılması karşısında; Bakırköy 8.Ağır Ceza Mahkemesinin 2022/9 Esas ve 2022/188 Karar, Bakırköy(Kapatılan) 53.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2015/165 Esas ve 2015/615 Karar ve Bakırköy 7.Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2021/316 Esas ve 2022/216 Karar sayılı dosyaları ile arasında hukuki ve fiili irtibat nedeniyle, işbu dosya ile birleştirilerek 5237 sayılı TCK’nın 43. maddesi gereğince zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılmasından sonra, sonuçlarına göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm tesisi, 2.Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin son tahsilat tarihi olan 02.07.2009 tarihi yerine 01.04.2009 şeklinde yanlış gösterilmesi, Yasaya aykırı, katılan vekilinin ve sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca hükmün Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, oy birliğiyle05.11.2024 tarihinde karar verildi.