Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/35938 E. 2024/8565 K. – Dolandırıcılık

Konu: Dolandırıcılık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/35938
Karar No
2024/8565
Karar Tarihi
Konu
Dolandırıcılık

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/93 E., 2018/210 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Yerel mahkemece Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 12.12.2017 tarihli 2017/25242 Esas, 2017/26741 direnilmesine karar verildiği belirtilmiş ise de, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 23.02.2010 gün ve 2010/11-34-35 sayılı tevdii kararında da vurgulandığı üzere yerel mahkemece ilk hükümde yer almayan yeni ve değişik gerekçelerle hüküm kurulmuş olması nedeniyle direnme kararı eylemli uyma olarak kabul edilerek inceleme yapılmıştır. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 42 nci maddesinin birinci fıkrasına göre temyiz başvurusu ile birlikte eski hale getirme talebi hakkında inceleme merciinin Yargıtay'ın ilgili dairesi olduğu, Sanığın yokluğunda verilen hükmün, sorgusunda bildirdiği ve aynı zamanda MERNİS adresi olan adresine 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun (7201 sayılı Kanun) 21 inci maddesinin birinci fıkrasına göre tebliğ edilmesi, iade edilmesi halinde aynı Kanun'un 21 inci maddesinin ikinci fıkrasının göre “MERNİS adres şerhi” düşülerek tebliğ işlemlerinin yeniden yapılması gerekirken, sanığın güncel MERNİS adresine tarihinde 7201 sayılı Kanun'un 21 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre mahalle muhtarına yapılan yapılan tebliğ işleminin usulsüz olduğu, sanığın daha sonrasında öğrenme yaptığı temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede; Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Bursa 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.01.2014 tarihli ve 2013/659 Esas 2014/13 Karar sayılı ilamıyla görevsizlik kararı verilerek dosyanın Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesine gönderildiği, Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.03.2014 tarihli ve 2014/118 Esas 2014/64 Karar sayılı ilamı ile mahkemelerinin görevsizliğine karar verilerek görev uyuşmazlığınin giderilmesi için dosyanın ilgili Yargıtay Ceza Dairesine gönderilmesine karar verilmiştir. 2. Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 14.10.2014 tarihli ve 2014/8949 Esas 2014/9682 karar sayılı ilamıyla Bursa 13. Asliye Ceza Mahkemesi'nin görevsizlik kararını kaldırmıştır. 3. Görevsizlik kararını kaldırması üzerine Bursa 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.10.2015 tarihli ve 2014/761 Esas 2015/711 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci, 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl hapis ve 30.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 4. Anılan kararın sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 12.12.2017 tarihli 2017/25242 Esas, 2017/26741 Karar sayılı kararıyla sanığın eyleminin suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (L) bendine temas etmesi nedeniyle üst dereceli mahkemede yargılama ve değerlendirme yapılması için bozulmasına karar verilmiştir. 3. Bursa 13. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 21.03.2018 tarihli ve 2018/93 Esas 2018/210 Karar sayılı kararı ile bozma ilamına direnilmesine , sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci, 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl hapis ve 30.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık temyiz dilekçesinde atılı suçu işlemediğiri, lehine kanun hükümlerinin uygulanmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. III. OLAY VE OLGULAR Katılanı arayan sanık ve temyiz dışı sanıkların kendilerini polis olarak tanıtmak suretiyle katılandan 44.900,00 TL alarak menfaat sağladıkları ve bu şekilde üzerlerine atılı suçu işledikleri iddia edilmiştir. 2. Sanık suçu inkar etmiştir. 3. Mahkemece sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 157 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamında kaldığı belirlenerek suçun uzlaşmaya tabi olması nedeniyle dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderildiği , katılanın uzlaşmak istememesi sebebiyle uzlaşmanın sağlanamadığı, bu suretle izah edilen deliller çerçevesinde sanığın dolandırıcılık suçundan mâhkumiyetine hükmedilmiştir. IV. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına yönelik sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 25.06.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/35938, K. 2024/8565, T. 25.06.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-35938-e-2024-8565-k-04a49d2d2325